Bursa Sanayicileri ve İşinsanları Derneği (BUSİAD) Ekonomi Platformu tarafından hazırlanan 2026 yılı ikinci Ekonomik Gösterge ve Eğilim Anketi, Bursa sanayisinde yavaşlama ve durgunluk eğilimlerinin sürdüğünü ortaya koydu. Otomotiv, tekstil, hazır giyim, makine ve metal sanayisi başta olmak üzere farklı sektörlerden firmaların katıldığı araştırmaya göre üretim, ciro ve kârlılık performansları zayıflarken yüksek finansman maliyetleri, artan üretim giderleri ve iç talepteki daralma yatırım kararlarını olumsuz etkiliyor. Anketin bu dönem daha geniş bir katılımla gerçekleştirildiğini belirten BUSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Tuncer Hatunoğlu, katılımcıların yaklaşık yüzde 40’ının BUSİAD üyesi olmayan iş dünyası temsilcilerinden oluştuğunu söyledi.
Altı bölüm ve 45 sorudan oluşan anketin sonuçlarına göre Bursa imalat sanayisinde kapasite kullanımı yüzde 50-65 bandında yoğunlaşıyor. İç talepteki zayıflama nedeniyle cirolar yatay seyrederken veya azalırken, artan maliyetlerin satış fiyatlarına yeterince yansıtılamaması kârlılığı daha belirgin biçimde baskılıyor. İstihdamda da yatay veya daralan bir görünüm dikkat çekiyor. Finansmana erişim güçlükleri, yüksek kredi faizleri ve tahsilat sürelerinin uzaması işletmelerin nakit akışını zorlaştırırken firmaların önümüzdeki altı aya ilişkin yatırım iştahını da azaltıyor. Özellikle yeni bina ve tesis yatırımlarında zayıflama görülürken sanayiciler kapasite artırmaktan çok maliyetleri düşürmeye ve verimliliği yükseltmeye odaklanıyor.
Anket sonuçlarını değerlendiren BUSİAD Başkanı Tuncer Hatunoğlu, üretim maliyetlerindeki artışın döviz kurundaki yükselişin üzerinde seyretmesinin özellikle ihracatçı firmaları zorladığını belirtti. Hatunoğlu, “Üretim maliyetlerimiz ile döviz kuru arasındaki dengesizlik, sanayimizin rekabet gücünü doğrudan etkiliyor. İşçilik, enerji, ham madde ve diğer üretim maliyetleri artarken döviz kurunun bu artışların gerisinde kalması, özellikle ihracatçılarımız açısından ciddi bir sorun oluşturuyor” dedi. Bu durumun kârlılık kaybının yanı sıra pazar kaybı ve yatırımların ertelenmesi riskini de beraberinde getirdiğini vurgulayan Hatunoğlu, üretim ve ihracatın sürdürülebilirliğini gözeten, öngörülebilir ekonomi politikalarına ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Hatunoğlu ayrıca bu dönüşümün önemine dikkat çekerek, “Artık yalnızca daha fazla üretmek yeterli değil. Daha verimli, daha teknolojik, daha sürdürülebilir ve daha yüksek katma değerli üretmek zorundayız” diye konuştu.
Araştırmaya göre sanayicilerin 2026 yıl sonu enflasyon beklentisi, Orta Vadeli Program’daki yüzde 28,4’lük tahminin üzerinde, ağırlıklı olarak yüzde 30-32,9 aralığında yoğunlaştı. Yıl sonu politika faizi beklentisi yüzde 37 olurken dolar/TL kurunun 51-53 lira, euro/TL kurunun ise 58-60 lira aralığında gerçekleşmesi bekleniyor. Anket, sektörlerin ekonomik koşullardan farklı düzeylerde etkilendiğini de gösterdi. Otomotiv ve yan sanayi güçlü ihracat ağı sayesinde görece avantajlı konumunu korurken; tekstil ve hazır giyimde artan işçilik maliyetleri ve döviz kuru politikaları rekabet baskısını artırıyor. Makine ve metal sanayisi ise maliyet artışlarının yanı sıra iç talep ve yatırımlardaki yavaşlamadan etkileniyor.
BUSİAD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Ekonomi Komitesi Sorumlusu Ali Kerem Alptemoçin, ekonomik belirsizliklerin kısa süreli olduğu beklentisinin büyük ölçüde sona erdiğini belirterek şirketlerin değişen koşullara uyum sağlaması gerektiğini söyledi. Ankette yatırım planlayan şirketlerin çoğunluğunun verimlilik artışını önceliklendirdiğini vurgulayan Alptemoçin, “İçinde bulunduğumuz şartlar, aynı zamanda elimizdeki kaynakları daha verimli kullanma becerilerimizi geliştirmek için fırsatlar da sunmaktadır” dedi. Araştırmada firmaların yeni kapasite yatırımlarında temkinli davranmasına karşın yapay zekâ, veri analitiği, enerji verimliliği ve karbon emisyonlarının azaltılmasına yönelik yatırımlara ilgilerini korudukları görüldü.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.