MUSTAFA Paşahan’ın başkanlığını yürüttüğü İstanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon İhracatçıları Birliği’nin (İHKİB) “İnovasyon ve Tasarım Merkezi”nin açılışında TYH Tekstil A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Mehmet Kaya ile karşılaştım.
2000 yılında kurulan TYH Tekstil’i, Keşanlı Yönetici ve İş İnsanları Derneği (KYİAD) Başkanı Ahmet Eler’in önderliğinde Kasım 2019’da düzenlenen “Keşan Ekonomi Forumu”nda TYH Tekstil İcra Kurulu Üyesi Ramazan Kaya’yı yönettiğim panelde dinleyince yakından tanıma fırsatı buldum.
Ramazan Kaya, Türkiye Giyim Sanayiciler Derneği’nin (TGSD) Başkanlığını üstlendiği dönemde TYH Tekstil’in bilinirliği arttı, 13 fabrikada yaptıkları üretimin boyutu, yarattıkları istihdam öne çıktı.
Selçuk Mehmet Kaya’ya klasik soruyu sordum:
- İşler nasıl? Şirketlerinizin durumu nasıl? Fabrikalarınızdan bazılarını kapattığınızı biliyorum…
Kaya, “Bir dokun, bin ah işit”in en somut örneği oldu:
- Konkordato sürecindeyiz maalesef. Ekonomide yaşadığımız sıkıntılar bizi bu noktaya getirdi. 13 fabrikamız vardı, 6’ya indirdik. Özellikle hazır giyim tarafında büyük ölçüde küçüldük.
7 fabrikayı kapatmalarının istihdama yansımasına işaret etti:
- 13 fabrikada 6 bin 900 kişiyle üretim yapıyorduk. 1900 kişiye indik. Yani, 5 bin personelimizle vedalaşmak zorunda kaldık. Hemen hepsi yetkin, işini iyi yapan çalışma arkadaşlarımızdı. Küçülmeyle birlikte personelle vedalaşma süreci de yaşadık.
Ekonomideki sancılı dönem üzerinde durdu:
- Ekonomide yaşanan sıkıntı ister istemez bazı şirketleri daha olumsuz etkileyecekti. En yoğun etkilenenler arasına maalesef biz de girdik.
Önümüzdeki döneme dönük planlarını merak ettim, işaretlerini verdi:
- Kumaş tarafına yoğunlaşıyoruz şu anda. Teknik tekstile de bakıyoruz.
Selçuk Mehmet Kaya ile sohbetimiz şu anonsla noktalandı:
İHKİB Başkanı Mustafa Paşahan ve Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) Başkanı Mustafa Gültepe’nin ardından kürsüye çıkan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, tekstil ve hazır giyim sektörüne desteklerle ilgili verileri ortaya koydu:
Türkiye’nin geniş üretim kabiliyetleri, yenilikçi sanayi altyapısı ve uluslararası pazarlardaki etkinliğiyle, küresel değer zincirlerinin vazgeçilmez bir parçası olduğunu vurguladı:
- Ülkemiz, Çin’den sonra Orta Avrupa’ya kadar uzanan geniş kuşakta ürün ve pazar çeşitliliği bakımından en önde gelen ihracatçı ülkedir.
Kalkınma ajansları eliyle tekstil ve hazır giyim sektörünün üretim kapasitesini, verimliliğini ve yenilikçilik kabiliyetlerini geliştirmeye yönelik 634 projeye 3.8 milyar lira destek sağladıklarını kaydetti:
- Bakanlık olarak tekstil ve hazır giyim sektörünün dönüşümünü hızlandıracak, işletmelerin teknolojiye ve yenilikçi üretim altyapılarına erişimini kolaylaştıracak adımları hayata geçiriyoruz.
Tekstil ve hazır giyim sektöründe 76 Ar-Ge ve 60 tasarım merkezinin bilgi birikimini yenilikçi ürünlere ve özgün tasarımlara dönüştürerek katma değerli üretim altyapısını ileriye taşıdığının altını çizdi:
- Avrupa Birliği Katılım Öncesi Aracı programlarıyla sektörün dijital ve yeşil dönüşümünü hızlandıracak, yenilikçilik kapasitesini ve uluslararası rekabet gücünü artıracak toplam 28.5 milyon Euro büyüklüğünde 4 projeyi destekledik.
Kacır, konuşmasını şöyle noktaladı:
- Türkiye’nin önü açık, geleceği parlak. Önceliğimiz yatırım ve üretimdir. Bizi geleceğe Milli Teknoloji Hamlesi taşıyacak. Ar-Ge ve inovasyon yükselmemizi sağlayacak. Sanayimizin köklü üretim birikimini geleceğin teknolojileriyle buluşturmaya kararlıyız.
Toplu veriler, desteklerle 540 bin istihdamın korunduğunu, 29 bin 300 ilave istihdam yaratıldığını ortaya koyuyor ama bir taraftan da TYH Tekstil gibi 13 fabrikasından 7’sini kapatan, 5 bin personeliyle vedalaşan örnekler de yaşanıyor…
Desteklerin, teşviklerin bu gerçeklerin yakından incelenerek düzenlenmesi gerekiyor…
TİCARET Bakanı Prof. Ömer Bolat, “İHKİB İnovasyon ve Tasarım Merkezi”nin açılışında Türkiye’nin ihracatının kilo başına değer artışına işaret etti:
- Geçen yıl kilo başına ortalama ihracat gelirimiz 1.53 dolardı. Bu yılın ilk 9 ayında kilo başına ortalama ihracat gelirimiz 1.73 dolara yükseldi. Çimento, seramik gibi taşa ve toprağa dayalı ürünleri çıkardığımızda ihracatımızın kilo başına değeri 2.14 doları buluyor.
- Hazır giyimde moda, marka, tasarım gibi katma değeri yükselten adımlar devreye girdiğinde kilogram başına ihracat geliri, 50, 70 doları buluyor, hatta 100 doları da aşıyor. Ülkemizin hazır giyimde alacağı daha çok yol var.
Tekstil ve hazır giyim sektörlerinin dünyadaki büyüklükleri üzerinde durdu:
900 milyar dolara yaklaşan dünya hazır giyim ve tekstil pazarından da Türkiye’nin yüzde 3 pay aldığını vurguladı:
- İki sektörün toplam ihracatı 31 milyar dolar. Elbirliği ile bu rakamı ve dünyadaki payımızı büyüteceğiz.
2023, 2024 ve 2025 yıllarında tekstil ve hazır giyim sektörlerinin ihracatının, istihdamının azaldığını anımsattı:
- Bu yıl tekstilde artış başladı. Hazır giyimde de “başa baş”a yakın bir performans var. Halı, ev tekstili de dahil 860 bin kişilik istihdamı var sektörün. Yani, en büyük istihdam deposu. Bizim için kaşıkçı elması gibi bir sektör. Bu sektörü ilerletmeye, geliştirmeye kararlıyız.
Kapasite kullanım oranının altını çizdi:
- Tekstil ve hazır giyimde iyileşmenin bir göstergesi de kapasite kullanım oranıdır. Hazır giyimde geçen yıl yüzde 74.7 olan kapasite kullanım oranı bu yıl yüzde 77.4’e yükseldi. Bunda verilen desteklerin de etkisi var.
TÜRKİYE Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB9 eski Başkan Yardımcılarından, denizcilik sektörünün duayeni Halim Mete, yeni şiirlerinden birini geçen hafta ortak yazışma gruplarında paylaştı.
Mete, “fon skandalı”na tepkisini şiirle ortaya koyunca, kendisinden köşede kullanma izni istedim. Mete’den “Vahap kardeşim, tabi ki kullanabilirsin” yanıtını alınca gündeme uygun şiiri ben de sizlere aktarmak istedim:
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.