IMF, İngiltere’nin savunma bütçesini genişletme planlarına ilişkin en net uyarısını Tayland’ın başkenti Bangkok’taki yıllık toplantılarda yaptı. IMF, İngiltere’nin askeri harcamalarını 2030’a kadar GSYH’nin %3’üne çıkarma hedefinin yıllık 11 milyar sterlin, yaklaşık 14,6 milyar dolarlık ek yük getireceğini ve bu faturanın kalıcı borçlanmayla değil bütçe içinde yapılacak tasarrufla ödenmesi gerektiğini bildirdi. Hükümetin savunma harcamalarına ilişkin ayrıntılı finansman planını gelecek yıl yapılacak kamu harcamaları değerlendirmesinde açıklaması beklenirken, askeri bütçedeki genişlemenin hangi kaynaklarla finanse edileceğine dair henüz kapsamlı bir yol haritası ortaya konulmadığı belirtildi.
IMF Mali İşler Departmanı Direktörü Rodrigo Valdes tarafından yapılan değerlendirmede, savunma harcamalarındaki artışın tek seferlik değil yıllara yayılan kalıcı bir gider olduğu ve yüksek kamu borcu nedeniyle borçlanmanın sürdürülebilir bir finansman modeli olamayacağı ifade edildi. Valdes, acil askeri ihtiyaçlar için kısa süreli borçlanmaya gidilebileceğini ancak bu yükümlülüklerin daha sonra bütçe dengesi içinde telafi edilmesi gerektiğini vurgulayarak, kamu borcunun savunma harcamalarının sürekli kaynağı olamayacağını kaydetti.
IMF yetkilileri, İngiltere dahil Avrupa ülkelerinde vergi yükünün zaten yüksek seviyede olduğunu, yeni vergi artışlarının yatırım, üretim ve tüketim kararları üzerinde bozucu etki yaratabileceğini belirterek vergi seçeneğine ihtiyatlı yaklaştı ve bütçe kesintilerinin hangi alanlarda uygulanacağına ilişkin kararın hükümetin öncelikleri doğrultusunda verilmesi gerektiğini bildirdi.
Bu uyarının zamanlaması, 2024 genel seçimlerini kazanarak iktidara gelen İşçi Partisi hükümetinin daha önce kamu harcamalarını azaltma girişimlerinde karşılaştığı siyasi zorlukları hatırlattı. Geçen yıl sosyal yardım bütçesinde planlanan 5 milyar sterlinlik kesintinin iktidar partisinin kendi milletvekillerinin itirazıyla geri çekilmesinin finansal piyasalarda mali disiplin kapasitesine ilişkin endişe yarattığı ifade edilirken, savunma bütçesindeki artış için de benzer siyasi müzakerelerin kaçınılmaz olabileceği değerlendirildi.
IMF Mali İşler Departmanı Direktör Yardımcısı Era Dabla-Norris tarafından da askeri harcamalarını artırmak zorunda kalan ülkelerin bütçe önceliklerini kamuoyuna açık biçimde anlatması gerektiği, savunma ihtiyaçlarının büyümesinin hükümetleri kaynak dağılımında güç tercihler yapmaya yönelteceği ve hangi hizmete ne kadar kaynak ayrıldığının toplumla paylaşılmasının önem taşıdığı belirtildi.
IMF’nin değerlendirmesinin yalnızca İngiltere ile sınırlı kalmadığı, küresel ekonomide kamu borçlarının artması ve faiz oranlarının yüksek seyretmesi nedeniyle birçok ülkenin bütçe görünümünün zorlaştığı kaydedildi. Mevcut eğilimlere göre dünya genelindeki kamu borcunun GSYH’ye oranının 2030 yılına kadar %100’e ulaşmasının beklendiği, bu seviyeye İkinci Dünya Savaşı’nın sona ermesinden bu yana ilk kez ulaşılmış olacağı ve yüksek borç stokları ile artan faiz giderlerinin hükümetlerin eğitim, sağlık, altyapı ve savunma gibi alanlara ayırabilecekleri kaynakları sınırladığı ifade edildi.
Küresel finans piyasalarında yatırımcıların daha yüksek getiri talep etmesinin devletlerin borçlanma maliyetlerini artırdığı belirtilirken, Rodrigo Valdes tarafından kamu borcu yüksek ülkelerin finansal piyasaların baskısıyla karşılaşmadan önce bütçe dengelerini güçlendirmesi gerektiği, geçmişte ülkelerden güvenilir orta vadeli mali uyum programları oluşturmalarının istendiği ancak bugün tahvil getirilerindeki yükselişin zaten gerçekleştiği ve artık uygulama zamanının geldiği vurgulandı.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.