Türkiye’de sanayi üretimi son üç yılda yalnızca yüzde 2,2 artarken, sektörler arasındaki ayrışma derinleşti. Savunma sanayii ve elektronik üretimi yükselişle öne çıkarken giyim, deri ve makine başta olmak üzere birçok sektörde sert düşüşler yaşandı. Üretimdeki durgunluk, sanayinin geniş bir kesimini etkiliyor.
Kısa dönemli ekonomik göstergeleri aylık bazda değerlendirmek genellikle eksik bir algı oluşmasına neden oluyor. Bu nedenle, bazı verileri uzun dönemli değişimleri ile analiz etmek daha doğru ve bütüncül bir yorum yapmamızı sağlayabilir. Bunlardan biri de sanayi üretim endeksi. Türkiye'de sanayi üretimi, mevsimsel dalgalanmaları göz ardı edersek, son yıllarda yatay bir seyir izliyor. Ancak üretimi bir bütün olarak değil de; sektörler bazında ele aldığımızda, bazılarında ciddi artışlar, bazılarında ise sert düşüşler yaşandığını görüyoruz.
Karşılaştırmamızı 2023-2026 dönemi için yapalım. Dezenflasyon sürecinin başladığı dönem referans noktamız olsun. 2023’ün Mayıs-Haziran-Temmuz ortalaması ile bu yılın aynı aylarının ortalamasını kıyaslayalım. Bir dipnot: Referans noktası olarak dezenflasyon sürecinin başladığı dönemi almak, sonuçları sadece bu politikalara mal etmek anlamına gelmiyor. Evet, faizlerin uzun süre yüksek kalması ve kredi sınırlamaları finansman açısından sanayicileri çok zorladı ancak, TL’de reel değerlenme, ithalattaki artış, çevremizdeki savaşlar, sanayimizin sektörel dağılımındaki bozukluk, hedef pazarlarda gümrük vergilerindeki artışlar, Asya ülkelerinin ihracat atakları gibi faktörler de az sonra göreceğiniz tablo üzerinde etkili olmaya devam ediyor.
Son üç yılda ülkemizde sanayi üretimi yalnızca yüzde 2,2 yükseldi. İmalat sanayi üretimindeki artış ise yüzde 1,3 oldu. “Yerinde saydı” diyebileceğimiz bu tablonun alt satırlarında çarpıcı veriler var.
Önemli bölümünü savunma sanayii ürünlerinin oluşturduğu “diğer ulaşım araçları” sektörünün üretimindeki artış yüzde 32,8, bilgisayar ve elektronik ürünler imalatındaki artış yüzde 19,6 oldu. Makine kurulum ve onarımı, ana metal, kömür-petrol imalatı çift haneli yükseliş kaydeden diğer sektörler. Gıda, fabrikasyon metal ürünleri, metalik olmayan mineral üretiminde daha ılımlı artış oranları var.
Üretiminde gerileme olan sektörler arasında motorlu kara taşıtları, mobilya, plastik, makine, tekstil, giyim, basım ve deri dikkat çekiyor. Giyim ürünleri imalatında üç yılda yaşanan düşüş yüzde 28,5. Makine imalatında yüzde 19,2, deri ürünlerinde yüzde 19,3, daralma yaşanmış. Plastik, mobilya, motorlu kara taşıtları ve tekstil ürünleri imalatında yüzde 5 ila 8 arasında gerileme var.
Dolayısı ile sektörlerin aşağı yukarı yarısında üretim artışı kaydedilirken, diğer yarısında üretim kaybı ile karşı karşıyayız. Bu verilere bir de, sektörlerdeki oyuncu sayısını ekleyelim. En sert artışın yaşandığı diğer ulaşım araçları imalatında 2265, bilgisayar-elektronik ürün imalatında 2896 girişim faaliyet gösteriyor. Sanayimizdeki girişimlerin sadece yüzde 1’i bu iki sektörde. Üretim düşüşünde başı çeken giyim, deri ve makine sektörlerindeki girişim sayısı 90 binin üzerinde. Sanayimizin yüzde 20’sine yakın bir kitle.
Toplulaştırarak ifade etmek gerekirse, üretiminde artış kaydedilen sektörlerde 228 bin, daralma kaydedilen sektörlerde 251 bin girişimimiz var. Fakat bu üç yıllık süreçte oyuncu sayısının yüksek olduğu sektörlerdeki üretim artışının pek de kuvvetli olmadığını da gözden kaçırmamak gerekiyor.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.