Fon krizi, borsadaki olağan dışı hareketlerin sadece hisse yatırımcısını değil, o hisseleri taşıyan fon ortaklarını da vurduğunu acı şekilde kanıtladı. 130'dan fazla fonun tasfiyesi ve binlerce yatırımcının uğradığı kayıp, denetim mekanizmalarının etkinliğini ciddi biçimde tartışmaya açtı.

Bu ağır fatura, bireysel zararların ötesine geçerek Borsa İstanbul’da işlem hacimlerinin çökmesine, derin bir likidite daralmasına ve en önemlisi güven zemininin sarsılmasına yol açtı. Peki, resmi otoritelerin elinde erken uyarı sistemleri varken bu karanlık tablo nasıl ortaya çıkabildi?

Borsa İstanbul’un gözetim sistemleri fiyatı, hacmi ve emir akışını izliyor; SPK ise piyasa bozucu eylemleri cezalandırma yetkisine sahip. Ancak mevcut pratik net bir gerçeği yüzümüze vuruyor: Erken uyarı, suçu anında engelleyen bir kalkan değil, sadece şüpheli hareketleri raporlayan bir fenerdir. Elbette her sert yükseliş manipülasyon olmadığı gibi, her şüpheli hareket de doğrudan suç değildir. Buradaki temel sorun sistemin alarm vermesi değil; alarm çaldıktan sonra çarkların ne kadar hızlı ve cesur dönebildiği.

Asıl mesele fiyatın uçuşunu izlemek değil

Dünya genelinde modern gözetim sistemleri, yapay zeka destekli algoritmalarla sadece fiyatı değil; emir davranışlarını ve gizli hesap bağlantılarını anında analiz ediyor. Asıl mesele fiyatın uçuşunu izlemek değil, o yükselişin ardındaki tezgahı anında deşifre edebilmek. İşte tam bu noktada sormak gerekiyor: Olağan dışı hareketler ne zaman fark edildi? Şüpheli işlemler ne zaman mercek altına alındı? Hepsinden önemlisi, suni fiyat artışları ile bu hisseleri yutan fonların büyüme hızları arasındaki tehlikeli ilişki zamanında neden masaya yatırılmadı?

Çünkü bir hisse yapay olarak şişirildiğinde, fonun pay değeri de katlanıyor ve yatırımcı bunu gerçek bir başarı sanıp parasını oraya bağlıyor. Balon patladığında ise fatura tabana yayılıyor, kitlesel bir mağduriyet doğuyor. Ekonomi yönetiminin şimdilerde yeni yasa hazırlıkları yapması ve "Risk Takip Sistemi"ni gündeme getirmesi, yapısal zafiyetin zımnen itirafı. Kuşkusuz kurallar kağıt üzerinde ne kadar ağır olursa olsun, geçmişin kayıplarını telafiye yetmiyor. Yatırımcı somut sonuç bekler. Güvenilir piyasa; kuralların proaktif, tavizsiz ve istisnasız herkes için işletildiği piyasadır.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.