Geleneksel ekonomi anlayışında sıkı maliye politikasının yalnızca harcama kesintisi olarak görüldüğüne dikkat çeken Dr. Burcu Ünüvar, enflasyonla mücadelede her kamu harcamasının enflasyonist olduğu yönündeki genel görüşten ayrıştığını belirtti. Türkiye'deki enflasyonun sadece talep yönlü olmadığını, sanayideki darboğazlardan kaynaklanan arz yönlü boyutlarının da bulunduğunu ifade eden Dr. Ünüvar, bu darboğazları çözmek için harcama yapılmasının gerekebileceğini vurguladı. Bütçe açığının milli gelire oranı gibi kaba rakamların ötesine geçilmesi gerektiğini vurgulayan Dr. Ünüvar, kamunun devlet okullarına ve sağlık hizmetlerine harcama yapmasının dezenflasyonist bir katkı sunacağını kaydetti.
2027 yılı bütçe hedeflerini değerlendiren Dr. Ünüvar, bütçe açığı ve borç stokunun milli gelire oranında kontrollü bir performansın korunacağını öngördü. Son iki yılda yaşanan deprem harcamalarına rağmen sene başında tahmin edilenden daha iyi bir bütçe performansı sergilendiğini belirten Dr. Ünüvar, yüksek faiz ortamının bütçedeki faiz ödemelerini önümüzdeki 3-4 yıl boyunca baskılamaya devam edeceğini ifade etti. Öte yandan Dr. Ünüvar, seçime yaklaşıldığında bütçede belirli etkiler görülse de kısıtlamasız bir harcama artışı veya kontrolden çıkış beklemediğini dile getirdi.
Sanayi ve üretim tarafındaki gelişmelere değinen Dr. Ünüvar, sanayicilerin sorunları yalnızca döviz kuru veya asgari ücret üzerinden okuma eğiliminin yetersiz kaldığını söyledi. Küresel rekabetin artık sadece düşük maliyet avantajıyla yürütülemeyeceğini vurgulayan Dr. Ünüvar; ürün kalitesi, ölçek ve zihinsel dönüşümün esas mesele haline geldiğini ifade etti. Babadan kalma iş modelleriyle değişime direnmenin imkansız olduğuna dikkat çeken Dr. Ünüvar, değişime ayak uyduramayan üreticilerin piyasa koşulları ve küresel rekabet karşısında elenmek durumunda kalacağını altını çizerek belirtti.
Çin rekabeti ve Avrupa Birliği’nin ‘Made in Europe’ gibi korumacı politikalarının kapıda olduğuna işaret eden Dr. Ünüvar, sanayicilerin dışarıdan bir kurtarıcı veya devlet desteği bekleme anlayışından sıyrılması gerektiğini savundu. Geleceğe dair bilinmeyen faiz ve kur oranlarına kilitlenmek yerine bilinen gerçeklere odaklanılması gerektiğini belirten Dr. Ünüvar; pazar çeşitlendirmesi, teknik ve teknolojik dönüşüm ile güçlü bir ticaret diplomasisinin acil adımlar olması gerektiğini vurguladı.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.