ABD tahvil piyasasında yükselen getirilerin kısa sürede gerilemeyeceği beklentisi güçleniyor. The Wall Street Journal'ın ekim ayında yayımladığı ankete katılan ekonomistler, uzun vadeli borçlanma maliyetlerinin yüksek seyretmeye devam edeceğini öngörüyor.

ABD'nin gösterge niteliğindeki 10 yıllık Hazine tahvilinin getirisi, 2026 yılının başındaki yüzde 4,2 seviyesinden ekim ayında yüzde 5,1'e yükseldi. Ankete katılan ekonomistlerin yaklaşık yüzde 75'i, getirinin yıl sonunda yüzde 5 veya üzerinde olmasını bekliyor. Katılımcıların üçte birinden fazlası ise 10 yıllık tahvil getirisinin 2027 boyunca yüzde 5 veya üzerinde kalabileceğini düşünüyor. Bu beklenti, konut kredisi kullanmak isteyen tüketiciler, finansman arayan şirketler ve yüksek borç yükü taşıyan ABD federal hükümeti açısından maliyet baskısının sürebileceğine işaret ediyor.

Tahvil getirilerinin yükselmesinde ekonomik büyümenin güçlü kalması, enflasyon endişeleri ve ABD'nin mali görünümüne ilişkin belirsizlikler etkili oluyor.

Ekonomistler, ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekteki yıllıklandırılmış büyüme tahminini temmuz ayındaki yüzde 2 seviyesinden yüzde 3,1'e yükseltti. Her iki ankete de katılan 64 ekonomistin 60'ı büyüme tahminini artırdı.

Güçlü ekonomik faaliyet, faizlerin daha uzun süre yüksek tutulabileceği beklentisini destekliyor. Enflasyonun yeniden hızlanması ihtimali de ABD Merkez Bankasının (Fed) para politikasında gevşemeye gitmesini zorlaştırabilecek unsurlar arasında bulunuyor.

Buna ek olarak kamu borcunun büyüklüğü ve hükümetin finansman ihtiyacı, uzun vadeli tahvillere yönelik yatırımcı talebi konusunda soru işaretleri yaratıyor.

ABD Hazine tahvillerinin getirileri, finansal piyasalardaki birçok borçlanma maliyetinin belirlenmesinde önemli rol oynuyor. Getirilerin yüksek kalması, konut kredilerinden şirket finansmanına kadar farklı alanlarda kredi maliyetlerinin düşmesini zorlaştırabiliyor. Federal hükümet açısından ise yüksek getiriler, yeni borçlanmanın ve mevcut borçların çevrilmesinin maliyetini artırıyor. Faiz ödemelerinin bütçe üzerindeki yükü de bu nedenle önem kazanıyor. Ekonomistlerin tahminleri, yatırımcıların enflasyon, büyüme ve kamu finansmanına ilişkin beklentilerinin tahvil piyasasının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini gösteriyor.

Ankete katılan ekonomistler, ABD gösterge petrol fiyatının 2027 sonunda varil başına yaklaşık 75 dolara gerilemesini bekliyor. Bu tahmin, ekim ayındaki yaklaşık 101 dolarlık seviyenin altında bulunuyor. Ancak öngörülen fiyat, ABD ve İsrail'in şubat sonunda İran'a yönelik saldırılarından önceki yaklaşık 67 dolarlık seviyenin üzerinde kalıyor.

Petrol fiyatlarının seyri, enflasyon beklentileri açısından önem taşıyor. Enerji maliyetlerinde kalıcı bir yükseliş, tüketici fiyatları üzerindeki baskıyı artırarak faizlerin yüksek kalmasına neden olabilir.

Ekonomistlerin tahminlerine göre ABD'de Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) ile ölçülen enflasyonun 2027 sonunda yüzde 2,3'e düşmesi bekleniyor. Bununla birlikte bu tahminler, eylül ayı enflasyon raporu açıklanmadan önce hazırlandı. Dolayısıyla sonraki veriler, enflasyonun ve para politikasının geleceğine ilişkin beklentileri değiştirebilir. Ekonomistler ayrıca ABD ekonomisinin önümüzdeki yıl ayda ortalama 56 bin yeni istihdam yaratacağını öngörüyor. Bu tahmin, iş gücü piyasasında büyümenin sürmesine rağmen istihdam artışının sınırlı kalabileceğine işaret ediyor.

Ekonomist Amy Crews Cutts, tüketici harcamalarının dirençli kaldığını ancak ekonomik faaliyetin yüksek gelirli tüketicilerin harcamalarına ve yapay zeka şirketlerinin borsa kazançlarına önemli ölçüde dayandığını belirtti. Cutts'a göre bu alanlarda yaşanabilecek sınırlı bir değişim bile ekonomik görünümü etkileyebilir.

ABD ekonomisinin güçlü büyüme göstermesi, tahvil faizlerinin gerilemesini tek başına garanti etmiyor. Enflasyonun seyri, Fed'in faiz kararları ve kamu borcunun finansman koşulları, uzun vadeli getirilerin yönünü belirleyen temel unsurlar arasında yer alıyor.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.