MSCI’ın Türkiye endeksine ilişkin değerlendirmesini öne çekerek işlemleri dondurduğunu açıklaması piyasalarda geniş yankı uyandırdı. Kararı değerlendiren Hakan Güldağ, MSCI’ın olumsuz bir karar vermek yerine Türkiye’ye Haziran 2026’ya kadar süre tanıdığını ve işlerin toparlanması için zaman verdiğini belirtti.
Ali Ağaoğlu ise bu kararın zaman kazandırdığını teyit etmekle birlikte, sorunların çözülmemesi halinde Türkiye’nin ‘Frontier Market’ (Sınır Piyasa) seviyesine düşürülebileceği uyarısında bulundu. Ağaoğlu, dondurma kararı nedeniyle bazı uluslararası fonların beklemek yerine çıkmayı tercih ettiğini ve ana hisselerdeki satışların arkasında bu durumun yattığını ifade etti.
Sermaye piyasalarındaki fon krizinin etkileri derinleşerek devam ediyor. Güldağ, 28 Ağustos’taki fon rehberinden bu yana sürecin bir ayı aşkın süredir çözülemediğini, fon krizinin sanayiciler ve iş insanları için günlük nakit akışını idare etme alanına dönüştüğünü vurguladı. Güldağ, bu kriz yüzünden halka açık şirketlerin bankalardan teminat baskısı gördüğünü, temerrütlerin başladığını ve fon yatırımı olmayan hisse senetlerinin dahi değer kaybettiğini dile getirdi.
Piyasada şeffaf ve adil bir çözüm planının henüz ortaya konulamadığını savunan Ağaoğlu ise atılan adımları ‘mış gibi yapmak’ olarak nitelendirdi. Problemin adeta çözülmek istenmeyip komisyona havale edildiğini söyleyen Ağaoğlu, yaşanan güven kaybı sebebiyle Bireysel Emeklilik Sistemi'nden (BES) dahi çıkışlar yaşandığını bildirdi. Ağaoğlu, acil ve net bir eylem planı açıklanmaması durumunda şirketlerin vadeli çeklere yükleneceğini, ilerleyen süreçte bu çeklerin patlayacağını ve ödemeler sisteminde kilitlenmeler yaşanacağını uyardı.
Küresel piyasalarda Brent petrolün 108 dolar seviyelerinde yüksek seyretmesi enflasyonist kaygıları artırıyor. Güldağ, deniz taşımacılığında yakıt tedarikinin aksadığını ve Singapur gibi ikmal merkezlerinde yakıt fiyatlarının savaş öncesine göre %70 civarında arttığını aktardı.
Ağaoğlu da yüksek petrol fiyatlarının temel sebebinin ham petrol miktarından ziyade rafineri kapasitesi ve lojistik tedarik sorunları olduğunu ifade etti. Petrolün 100 dolar üzerinde uzun süre kalmasının küresel enflasyonu kalıcı hale getireceğini belirten Ağaoğlu, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) yaklaşan toplantıda faizi sabit tutmasını ancak Aralık ayında bir faiz artışı kararı alabileceğini öngördü. Ağaoğlu ayrıca ABD’nin yıllık faiz ödemelerinin 1,5 trilyon doları aşmasının küresel finansal sistem üzerinde büyük bir borç baskısı yarattığına değindi.
Avrupa ekonomisindeki gelişmeler Türkiye ihracatı açısından yeni riskler barındırıyor. Ağaoğlu, Euro/Dolar paritesinin 1.00 seviyesinin altına gerileme riski taşıdığını belirterek, Fransa’da artan sosyal huzursuzluklar ile kış öncesi Avrupa’daki düşük doğalgaz ve akaryakıt stoklarının ciddi bir kriz potansiyeli taşıdığını söyledi.
Güldağ ise Avrupa Birliği’nin gündemindeki ‘Made in EU’ (Sanayiyi Hızlandırma Yasası) düzenlemesine dikkat çekti. Kamu ihalelerinde %70-75 AB içi üretim şartı getirilmesinin hedeflendiğini aktaran Güldağ, Türkiye’deki otomotiv sanayinin %75’inin Avrupalı yatırımcılara ait olduğunu ve Avrupalı firmaların üretimlerini Romanya ile Bulgaristan gibi üye ülkelere kaydırma arayışına girdiğini kaydetti. Güldağ; kazan, makine ve otomotiv sektörlerinde bazı Avrupalı şirketlerin Türkiye’deki faaliyetlerini kapatma veya çekilme sürecine girdiğini belirtti.
Piyasalardaki anlık rakamları paylaşan Güldağ; BIST 100 endeksinin 11.570, ons altının 4.162 dolar ve Brent petrolün 108 dolar seviyesinde olduğunu hatırlattı. Ağaoğlu, fon krizi kalıcı biçimde çözülmeden Borsa İstanbul’da yukarı yönlü kalıcı bir yükseliş beklenmediğini vurguladı.
Emtia tarafını değerlendiren Ağaoğlu, yüksek faiz ortamı sebebiyle ons altında bu yıl yeni bir rekor beklenmediğini, fiyatların 3.950 dolara kadar geri çekilebileceğini bildirdi. 5.000 dolar üzerindeki rekor senaryolarının önümüzdeki yıla kaldığını ifade eden Ağaoğlu, gümüşte ise 55 dolar seviyesinin dip destek noktası olarak öne çıktığını aktardı.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.