İngiltere ekonomisi, bir yandan gerileyen işsizlik rakamlarıyla makro ölçekte direnç sergilerken, diğer yandan daralan iş imkanları ve hız kesen reel kazanç artışlarıyla karışık bir tablo sunuyor. Ulusal İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, ağustos ayı ile biten üç aylık dönemde ülke genelindeki işsizlik oranı, %4,9'luk piyasa beklentisinin altında kalarak %4,7 seviyesine indi. Gerek yıllık gerekse bir önceki çeyreğe kıyasla 0,1 puanlık iyileşme kaydeden bu veride, toplam işsiz sayısı 1,712 milyon kişiye çekildi. Ancak madalyonun diğer yüzündeki öncü göstergeler, istihdam piyasasında belirgin bir konjonktürel yavaşlamaya işaret ediyor.

İstihdam piyasasındaki talep dinamiklerini yansıtan açık iş pozisyonlarında belirgin bir çekilme yaşanıyor. Temmuz-eylül periyodunda açık iş ilanları, bir önceki üç aylık döneme göre %2,9 oranında azalarak 691 bine geriledi. Yaşanan 21 binlik net daralma, 2026'nın ilk çeyreğinden bu yana kaydedilen en yüksek çeyreklik düşüş olarak kayıtlara geçti. Pandemi dönemindeki olağanüstü koşullar hariç tutulduğunda, açık iş pozisyonları en son 2014 yılının aynı döneminde 686 bin seviyesiyle bu denli düşük bir dip görmüştü. Saha geri bildirimleri de özellikle KOBİ ölçeğindeki işletmelerin artan işgücü maliyetleri ve birim giderler nedeniyle işe alım süreçlerini askıya aldığını doğruluyor.

İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) yapışkan enflasyon riskine karşı yakından takip ettiği nominal ücret artışlarında da dezenflasyonist eğilim belirginleşti. Haziran-ağustos döneminde primler dahil toplam gelirlerdeki yıllık artış %3,7’ye yavaşladı. Bir önceki dönemde %3,9 olan bu oran, en son 2020’nin sonbaharında görülen %2,8’lik seviyenin ardından kayda geçen en düşük primli maaş artışı oldu. Bonuslar hariç tutulduğunda da çekirdek ücret artışının %3,7'de sabit kaldığı ve son altı dönemdir yatay bir patika izlediği görüldü. Sektörel ayrışmada ise kamu ve özel sektör arasında belirgin bir makas göze çarpıyor; yıllık bazda düzenli maaşlar kamuda artış takviminin etkisiyle %6,3 yükselirken, özel sektörde bu oran %3 seviyesine kadar geriledi. Enflasyon etkisinden arındırıldığında ise çalışanların reel satın alma gücünde sınırlı bir pozitif alan kaldı. Ev sahipliği ve konut masraflarını kapsayan tüketici enflasyonuna (CPIH) göre reel ücretler %0,6 ile %0,7 bandında artış gösterirken; bu konut maliyetlerini içermeyen standart tüketici fiyat endeksi (TÜFE) hesaplamasında reel kazanç artışı %0,8 ve %0,9 olarak gerçekleşti.

İşgücüne katılım tarafında ise 16-64 yaş grubunu kapsayan istihdam oranı, hem çeyreklik hem de yıllık bazda 0,2 puan artarak %75,3 seviyesine ulaştı. Atıl işgücü oranı ise yıllık 0,2, çeyreklik 0,1 puan gerileyerek %20,9'a çekildi. HMRC’nin sunduğu bordro verileri de uzun vadeli daralma trendini teyit ediyor. Ağustos 2025 ile Ağustos 2026 arasındaki 12 aylık süreçte bordrolu çalışan sayısı 111 bin kişilik kayıpla geriledi. Eylül ayına ait öncü veriler ise yıllık bazda 66 binlik düşüşe karşın, aylık 13 binlik sınırlı bir artışla toplam kayıtlı çalışan sayısının 30,3 milyona ulaştığını gösteriyor. Aynı dönemde, büyük bölümü işsizlik nedeniyle devlete sosyal yardım başvurusunda bulunanların sayısı artış göstererek tahmini 1,701 milyon seviyesine dayandı. İstihdam piyasasının 2026 genelinde yatay ve durağan bir seyir izlediğini vurgulayan ONS, veri setlerindeki kısa vadeli dalgalanmalar veya geçici revizyonlar yerine, makroekonomik dip dalgalara ve uzun vadeli eğilimlere odaklanılması gerektiğinin altını çizdi.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.