Uluslararası Pamuk Birliği (ICA)’nın 2026 yılı toplantısı İstanbul’da yapıldı. Uluslararası Pamuk Birliği’nin temelleri 1841 yılında İngiltere'nin Liverpool şehrinde, bir grup pamuk tüccarının ham pamuğun alım satımını düzenlemek amacıyla bir dizi tüzük ve kural oluşturmasıyla atıldı.
Günümüzde, dünya pamuğunun büyük çoğunluğu hâlâ ICA Tüzüğü ve Kuralları çerçevesinde uluslararası olarak işlem görüyor. Kurallar zamanla değişmiş olsa da amaçları güvenli bir ticaret ortamı yaratmak.
ICA, kâr amacı gütmeyen bir kuruluş olarak faaliyet gösteriyor. Şu anda 700'den fazla üyesi var ve üyeleri dünyanın dört bir yanına yayılmış olup tedarik zincirinin tüm sektörlerini temsil ediyor. Pamuk ticaretini belirleyen tüzüğü ve kurallarına ilave olarak tahkim, eğitim, ticaret ve ağ oluşturma gibi etkinliklerin yanı sıra, pamuk testi ve araştırma gibi çeşitli hizmetler sunuyor.
Toplantı süresince herkesin dilinde Brezilya’nın pamuktaki başarısı vardı. Üretimden ihracata bütün dünyada Brezilya rüzgârı esiyor. Herkesin merakla dinlediği Pamuk Platformu Başkanı Joe Nicosia, sunumunda Brezilya’ya geniş yer verdi ve Amerika’nın üretimde Brezilya ile rekabet etmesinin çok zor olduğunu belirtti.
İstanbul’da 14-15 Ekim tarihlerinde düzenlenen “Uluslararası Pamuk Birliği 2026 İstanbul” etkinliğinin ana teması “Pamuğun Yeni Dönemi” olarak belirlendi. Yapılan sunum ve konuşmalarda pamuğun bugünkü durumu ve geleceği mercek altına alındı. Toplantıya ilişkin notları ve konuşmalarda öne çıkanları özetleyerek paylaşıyorum.
1- Uluslararası Pamuk Birliği’nin kuruluşu 1841 yılına dayanıyor. Çok uzun yıllar ICA’nın yıllık toplantısı hep Londra’da yapılırken son yıllarda farklı ülkelerde yapılmaya başlandı. Birlik, 185 yıllık tarihinde ilk kez İstanbul’da toplandı. “Pamuğun Yeni Dönemi” teması ile düzenlenen toplantıya Brezilya, Amerika Birleşik Devletleri, Çin, Hindistan, Pakistan, Bangladeş, Türkiye ve diğer birçok ülkeden 725’i aşkın delege katıldı. Türkiye, 120 delege ile en çok katılım gösteren ülkelerden biri oldu. ICA’nın 2027 yılı toplantısı Brezilya’da yapılacak.
2- ICA Başkanı Pierre Chehab, Türkiye’nin uzun bir pamuk geçmişine sahip olduğunu belirterek böyle bir toplantının İstanbul’da yapılmasının çok önemli olduğunu söyledi. Chehab, Türkiye’de yapılan bu organizasyona 725 delegenin katılmasının bir rekor olduğunu ifade etti.
3- İstanbul’a ICA Başkanı olarak gelen Pierre Chehab, bu toplantı ile başkanlık süresini tamamladı. İstanbul toplantısında yapılan seçimle ICA’nın yeni başkanı Eimear McDonagh oldu. Raymond Faus ICA Birinci Başkan Yardımcısı, İsmail Nohutlu ise İkinci Başkan Yardımcısı seçildi. ICA’nın işleyişine göre bir yıl sonra Raymond Faus başkanlık koltuğuna oturacak. 2028’de ise İsmail Nohutlu başkan olacak.
ICA’nın en genç ve ilk Türk başkanı İsmail Nohutlu olacak
4- İstanbul toplantısında birçok ilk gerçekleşti. ICA, 185 yıllık tarihinde ilk kez İstanbul’da toplandı. Yapılan seçim sonucunda, 2022 yılından beri Uluslararası Pamuk Birliği’nin yönetim kurulu üyesi olan Nipaş Tekstil Genel Müdürü ve Yönetim Kurulu Üyesi İsmail Nohutlu ikinci başkan seçildi. İsmail Nohutlu 2028’de ICA başkanı olarak görev yapacak. Nohutlu ilk Türk başkan olmasının yanı sıra ICA’nın en genç başkanı olarak tarihe geçecek. İstanbul’daki toplantı sonrasında başkanlık görevini devreden Pierre Chehab, toplantıdaki konuşmasında İsmail Nohutlu’nun ikinci başkan seçilmesini tebrik ederken, “Meslektaşlarıma veya akranlarıma saygısızlık olmasın ama bu seçimden dolayı çok mutluyum çünkü bu pamuk dünyasına yeni kan, gençlik ve yeni fikirler getiriyor” dedi.
5- İsmail Nohutlu ikinci başkan olmasının yanı sıra ICA’da İplikçiler Komitesi Başkanı ve Değer Farklılıkları Komitesi Üyesi olarak görev yapıyor. İsmail Nohutlu’nun yanı sıra Ensar Tekstil’den Ertuğrul Tanrıverdi de ICA Yönetim Kurulu üyesi olarak görev yapıyor.
6- Toplantıdaki ilk sunumu dünya pamuk ticaretinde çok önemli bir paya sahip olan Louis Dreyfus Company’nin Küresel Ticaret Operasyonları Sorumlusu ve Pamuk Platformu Başkanı Joe Nicosia yaptı. Onun konuşmasından önce tekstil ve pamuk sektörünün temsilcileri, “Bu toplantıların en önemli konuşmacısıdır” uyarısı yaptı. Herkes onun ne söylediğine bakar. Dünya piyasalarını en iyi bilen ve söylediklerine itibar edilen bir uzman olduğunun altını çizdiler. Gerçekten de çok kapsamlı bir sunum yaptı.
Söze dünyadaki belirsizliğe dikkat çekerek başladı ve özetle şunları söyledi: “Bugün kendimi dünyanın oldukça belirsiz olduğu bir durumda buluyorum. Neler olup bittiğini düşünürsek, dünya savaşları değil ama devam eden birkaç savaşımız var. Muhtemelen dünyada uzun zamandır sahip olduğumuz siyasi ve ideolojik olarak en büyük bölünmeye sahibiz. Bir teknoloji, yapay zekâ devriminin ortasındayız. Arkamızı dönüyoruz, yüksek faiz oranlarıyla karşılaşıyoruz, yaşam maliyetinden korkuyoruz, enflasyon konusunda endişeleniyoruz ki bu arada Amerika Birleşik Devletleri’nde her gün enflasyonumuzun ne kadar yüksek olduğu bilgisiyle dövülüyoruz. Çünkü yüzde 3,4’e fırladı. Dünyada kaç ülkenin yüzde 3,4 enflasyona sahip olmaktan mutlu olacağını düşünüyorum. Ama Amerika Birleşik Devletleri’nde düşünürseniz, bu dünyanın sonu demek. Ancak pamuk dünyasında da büyük bir belirsizliğimiz var. Sanırım huzursuzluk diyebileceğim şeyi görmeyeli uzun zaman oldu. Bazı ülkeler genişliyor ve iyi gidiyor, diğerleri ise iyi gitmiyor. Politikanın ne olduğu, ticaret meseleleri, gümrük vergileri hakkında birçok sorunumuz var ve bunların hepsi orada, ama bugün hepimiz aynı şeyi paylaşıyoruz ve o da şu: Buradaki herkes pamuğu seviyor.”
Uluslararası Pamuk Birliği (ICA), 185 yıllık tarihinde ilk kez İstanbul’da toplandı. 725’i aşkın delegenin katıldığı zirvede, pamuk sektörünün geleceği ele alınırken İsmail Nohutlu’nun 2028’de birliğin ilk Türk ve en genç başkanı olacağı açıklandı.
7- Toplantı süresince herkesin dilinde Brezilya’nın pamuktaki başarısı vardı. Üretimden ihracata bütün dünyada Brezilya rüzgârı esiyor. Herkesin merakla dinlediği Joe Nicosia da sunumunda Brezilya’ya geniş yer verdi ve Amerika’nın üretimde Brezilya ile rekabet etmesinin çok zor olduğunu belirterek özetle şunları söyledi: “ABD pamuğunda bir geleceğimiz olacaksa, bu arz tarafında olmayacak. Savaşmamız gereken denklemin talep tarafında olacak. Peki, bunu nasıl yapacağız? ABD pamuk üretimi pekiyi değil. Bu yüzden bu konuda bir şeyler yapmalıyız. Peki, ne yapacağız? Savaşabiliriz ama kime karşı savaşıyoruz? Brezilya, çok fırsatçı davrandı ve ABD’nin yıllarca süren kuraklık nedeniyle yaşadığı talihsizlikten faydalandı.”
Joe Nicosia’nın sunumunda yer verdiği bilgilere göre 2017-2018 sezonunda Amerika’nın lif pamuk üretimi 20,9 milyon balya (bir milyon 480 librelik balya) yani 4,39 milyon ton iken, aynı sezon Brezilya’nın üretimi 7 milyon balya, ton bazında 1,52 milyon ton seviyesindeydi. 2026-2027 sezonuna gelindiğinde Brezilya’nın pamuk üretimi 19 milyon balyaya, yani 4,32 milyon tona ulaştı. Amerika’nın üretimi ise 13,4 milyon balyaya geriledi.
Louis Dreyfus Company’nin Küresel Ticaret Operasyonları Sorumlusu ve Pamuk Platformu Başkanı Joe Nicosia, Brezilya’nın son 10 yılda pamuk üretimini 7 milyon balyadan 19 milyon balyaya çıkardığını hatırlatarak, “Brezilya’nın mahsulü bu arada 19 milyon balyadan daha büyük ve her yıl daha da büyüyor. Yani Amerika Birleşik Devletleri’nde Batı Teksas’ta kuraklıklar yaşadığımızı biliyoruz ama Brezilya tüm bu boşluğu doldurdu. İhracatta da aynısını yaptılar. İhracatta da 2 milyon balyadan 16 milyon balyaya çıktılar, Amerika Birleşik Devletleri ise zorlandı ve ihracat 12 milyon balyaya düştü. Yani Amerika Birleşik Devletleri’nde bu üretim yarışını kazanamayacağız. Brezilya yıllar içinde üretimini neredeyse yüzde 200 artırdı ve Brezilya’nın genişlemeye devam edeceğini biliyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’nde Tarım Yasası, arza, fiyat korumasına, üretime ve çiftçilere yardıma odaklanıyor. Evet, tekstil fabrikalarımızda küçük bir miktar var. Ancak ABD bir üretim yarışını kazanamaz” dedi.
8- Amerika Birleşik Devletleri’ndeki giyim ve giyim aksesuarlarının perakende satışının yılda 340 milyar dolar olduğuna dikkat çeken Joe Nicosia, Amerika’nın dünyadaki en büyük giyim ve tekstil ürünleri alıcısı olduğunu söyledi. Bu nedenle Amerika’nın aynı zamanda dünyadaki en büyük pamuk ve pamuklu ürün ithalatçısı olduğunu belirten Nicosia, “Herkes zannediyor ki dünyanın en büyük pamuk ithalatçısı Çin, Bangladeş gibi ülkeler. Hâlbuki en büyük ithalatçı Amerika Birleşik Devletleri... Kimsenin aklına bu gelmiyor, çünkü biz dünyadaki en büyük pamuk ihracatçısıydık. Ancak biz bunu farklı bir şekilde ithal ediyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’ne geri gelen bitmiş ürünler şeklinde ithal ediyoruz ve bunun için yılda trilyonun üçte biri kadar dolar ödüyoruz. Bugün Amerika Birleşik Devletleri’ne giren o pamuk yılda kabaca 18 milyon balya. Bunun sadece 4 milyon balyası Amerika Birleşik Devletleri’ne geri dönen ABD pamuğu. Yani çok fazla pamuk yetiştiriyoruz. Brezilya’nın izin verdiği kadarını ihraç ediyoruz. Amerika Birleşik Devletleri’ne geri dönen geri kalan şeyler gerçekten dünyadaki diğer tüm üreticileri destekliyor.” değerlendirmesini yaptı.
9- ABD Ticaret Temsilciliği (USTR)’nin “karşılıklı tekstil programı” oluşturduğunu hatırlatan Joe Nicosia sözlerini şöyle sürdürdü: “Bu program, ‘Eğer ABD pamuğu satın alırsanız, ABD pamuğu satın aldığınız için sizi ödüllendirmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri’ne geri dönen bitmiş ürünleriniz için daha düşük bir gümrük vergisine sahip olmanızı sağlayacak bir program geliştireceğiz’ der. Şimdi, bu kulağa oldukça iyi geliyor. Bunu alırsanız, şunu elde edersiniz. Yapmazsanız, alamazsınız. Şimdi, bu neden önemli?
Birincisi, süper güçlü. Çünkü bitmiş ürün fiyatında yüzde 5’lik bir gümrük vergisi indirimi alsanız bile, bunun ne anlama geldiğini bir düşünün. Amerika Birleşik Devletleri’ne giren bir gömleğin toptan satış seviyesinde bile, bir gömlekte belki yarım kilo pamuk vardır ve diyelim ki o gömlek 5 dolar. Yani 5 dolarlık bir gömlekte yüzde 5, 25 sente denk geliyor. Yarım kilo pamukta 25 sent. Bu oldukça büyük bir teşvik ve bu sadece başlangıç…
Ama şimdi ilginç olan şu ki, bunu sadece ticaret anlaşması yaptıkları ülkeler için yapmaya karar verdiler. Şu anda bunu Malezya, Kamboçya, Endonezya ve Bangladeş ile yapıyorlar. Ve buradaki fikir şu ki, eğer bu işe yararsa, bir sonraki kapıyı kim çalacak? Vietnam mı olacak? Hindistan mı? Pakistan mı? Türkiye mi? Kim aynı türden bir anlaşma istiyorsa, bunu alabilmek için Amerika Birleşik Devletleri ile bir ticaret anlaşması yapmalı.
Şimdi, bu hem iyi hem kötü. Kötü tarafı, henüz büyük bir etki yaratacak kadar geniş değil, çünkü yeterli ülke dâhil değil. İyi tarafı ise, bunu yapmak için ilgi uyandıracak olması. Şimdi, hükümetimiz bunu nasıl yapacaklarına dair yönetmelikleri eylül sonuna kadar çıkaracaklarını söylemişti. Henüz elimizde yoklar. Bu yüzden nasıl çalışacağından emin değiliz. Dışarıda metrekare bazında mı yoksa dolar bazında mı yoksa başka bir şekilde mi olacağına dair farklı teklifler var. Bu yüzden bu teklifin nasıl ilerleyeceğini duymayı bekliyoruz.”
10- Uluslararası Pamuk Birliği (ICA) toplantısında öne çıkan konulardan birisi de doğal olmayan, laboratuvar veya sanayi ortamında kimyasal yollarla üretilen liflerden elde edilen polyester, naylon, akrilik gibi sentetik kumaşlarla mücadele oldu. Joe Nicosia, sunumunda bu konuya da geniş yer vererek bazı ülkelerin mücadelede öne çıkarken bazılarının duyarsız kaldığına dikkat çekti. Amerika Birleşik Devletleri’nin “plastik değil, bitki giy” (wear plant, not plastic) sloganıyla bu konuda en çok mücadele veren ülke olduğunu hatırlatan Nicosia, bu konuda daha etkili mücadeleye ihtiyaç olduğunu, özellikle mikroplastiklerin sağlığa olan olumsuz etkilerini öne çıkarmak gerektiğini ifade etti.
Brezilya’nın üretim ve ihracattaki hızlı yükselişi, ABD’nin yeni ticaret politikaları ve sentetik liflere karşı doğal pamuk vurgusu öne çıkan İstanbul toplantısında, Amerikan pamuğunu kullanan ülkelere gümrük avantajı sağlayacak yeni program ve sentetik kumaşlarla mücadele tartışmaların odağına yerleşti.
Nicosia, mikroplastiklerin etkilerini şöyle anlattı: “Dünyamızda, okyanus tabanından dağ zirvelerine, içme suyumuzda ve yediğimiz yiyeceklerde mikroplastiklerin daha fazla farkına varıyoruz. Yine de mikroplastik kirliliğinin kaynaklarından biri burnumuzun dibinde gizleniyor. Her yıkama ve giyişte, sentetik kumaşlardan yapılan giysiler soluduğumuz havaya görünmez mikroplastikler döküyor. Parçalanmıyorlar. İçeri sızıyorlar. Mikroplastikler akciğerlerde, kan dolaşımında ve beyinde, yani plastiğin olmaması gereken yerlerde tespit edildi. Ne giydiğiniz önemlidir. Pamuğu seçin. Plastik değil, bitki.”
Özetle, Uluslararası Pamuk Birliği’nin İstanbul toplantısında pamuğun sadece bugünü değil, geleceği de detaylı olarak ele alındı. Konuşmalarda, sunumlarda Brezilya’nın üretimden ihracata pamukta çok önemli bir atılım yaptığı ve bunun devam edeceği dile getirildi. Sadece toplantı ve sunumlar olmadı, İstanbul’a gelen 725’i aşkın delege ikili görüşmelerle ticaret de yaptı. ICA bünyesindeki komiteler toplantılar yaptı. İki gün süren toplantıda Brezilya, Türkiye ve diğer ülkelere ilişkin bilgileri de paylaşacağım.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.