Küresel piyasalarda ABD tahvil faizleri, güçlü dolar, zayıf EURUSD paritesi, yüksek emtia fiyatları ve jeopolitik gerilimler yatırımcıların temkinli hareket etmesine neden oluyor. Geride kalan haftada ABD tahvil faizlerinde sınırlı bir sakinleşme izlenirken petrol fiyatları 105 dolar seviyesinin üzerine çıkmakta zorlandı. Yeni haftanın başında vadeli petrol kontratlarında fiyatlar bir miktar geriledi. Dizel ve benzin marjları da eylül ortasındaki zirvelerinden yaklaşık 20 dolar çekildi.
ABD’de endeksler teknoloji hisseleri etrafındaki dalgalı seyrini sürdürdü. Yaklaşan bilanço dönemi ve Fed sonrasında yeniden şekillenen beklentiler piyasaların ana gündemini oluşturdu. Ara seçimler öncesinde akaryakıt maliyetlerini düşürme çabaları, Rusya’dan dizel ihracatının yeniden başlaması ve Ukrayna ile sınırlı enerji barışı ihtimali petrol fiyatlamasında sınırlı iyimserlik yarattı. Ancak Orta Doğu’daki gerilimin Suudi Arabistan’a yayılma ihtimali ve Husilerin havalimanlarına yönelik saldırıları bu iyimserliği sınırladı. Piyasa oyuncuları, Hürmüz Boğazı’ndaki petrol akışını ve bunun arz-talep dengesine etkisini izliyor.
Yüksek ABD faizleri gelişmiş ve gelişmekte olan ülkeler açısından gösterge niteliği taşıyor. Bu nedenle ülkelerin risk primleri ve faiz oranlarında dış koşulların etkisiyle yeniden ayarlama baskısı oluşuyor. Türkiye’de ise fon krizinin yansımaları BIST işlem hacminde düşüş, yatırımcıların daha temkinli davranması, tahvil faizlerinde yükseliş ve farklı varlık sınıflarında yabancı çıkışı şeklinde görülüyor. Likidite desteği ve ek sıkılaşmanın finansal koşulları gevşetme ihtiyacı yaratabileceği düşüncesi, TCMB’nin faiz indirimine yönelik beklentileri yeniden gündeme taşıdı.
Yaklaşan üçüncü çeyrek finansalları öncesinde şirket görüşmeleri bankacılık sektörüyle başladı. İlk değerlendirmeler, BDDK’nın aylık verileriyle uyumlu bir tabloya işaret ediyor. Bankalarda marj genişlemesinin şirketler arasında ayrışması, mevduat ve kredi tarafında ise genel olarak paralel hareket görülmesi bekleniyor. Sanayi şirketlerinde henüz sınırlı temas bulunurken, mevcut ön değerlendirmeler üçüncü ve dördüncü çeyrek finansallarında iç tüketim ivmesinin zayıflayabileceğine işaret ediyor. Haber akışının sakinleşmesi, fon ödemelerinin genişlemesi ve bilanço beklentilerinin yeniden öne çıkması, temel analizin gündeme dönmesini sağlayabilir.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.