Prof. Dr. Evren Bolgün, Türk otomotiv sektörünün Çin rekabeti, yüksek girdi maliyetleri ve verimlilik sorunları nedeniyle zor bir dönemden geçtiğini belirtti. Avrupa Birliği’nin sektörü “Made in Europe” kapsamı dışında tutma eğiliminin Gümrük Birliği’nin ihlali anlamına geldiği yönündeki görüşe katılan Bolgün, elektrikli ve otonom araçlar gibi yeni teknolojilere hazırlıkta hızlı hareket edilmesi gerektiğini söyledi.
Sınırda karbon düzenlemesi ve artan maliyetlerin üreticileri Bulgaristan, Romanya ve Polonya gibi Doğu Avrupa ülkelerine yatırım yöneltme riski taşıdığını aktaran Bolgün, kur avantajının kullanılamaması nedeniyle ücret ve diğer maliyet baskılarının biriktiğini ifade etti. Bu koşulların Türkiye’de üretimin rekabet gücü üzerinde baskı oluşturduğunu kaydetti.
İç piyasadaki fonlama sorununa da değinen Bolgün, özel sektör borçlanma araçları piyasasının 1 trilyon TL büyüklüğe ulaştığını ve son 10 yılda yaklaşık 141 kat büyüdüğünü belirtti. Para piyasası fonlarından çıkan 600 milyar TL’yi aşan kaynağın mevduata yönelmesinin, borçlanma ihraçlarında talep yetersizliği yaratabileceğini söyledi. Serbest fonlar üzerinden hisse yatırımlarında yüzde 80 ila yüzde 90’a varan değer kayıpları yaşandığını aktaran Bolgün, geri ödemelerin nasıl yapılacağının önümüzdeki haftalarda önemli bir sorun olacağını dile getirdi.
2027 bütçesinde harcamaların 27 trilyon TL’yi aşacağını belirten Bolgün, yüzde 21’lik enflasyon hedefinin gerçekleşmeyeceğini ve vergi gelirlerinde reel artış hedeflendiğini söyledi. Büyümenin OVP tahminlerinin altında, yaklaşık yüzde 2 düzeyinde kalabileceğini öngören Bolgün; 2 trilyon TL’yi aşan faiz ödemeleri ile 1,8 trilyon TL’lik bütçe açığının mali esnekliği daralttığını ifade etti. Seçim öncesi yıl olması nedeniyle 2027’nin ilk ve ikinci yarısında farklı ekonomik görünümler oluşabileceğini ekledi.
Para politikası açısından 22 Ekim’deki toplantıda 100 baz puanlık faiz indirimi beklediğini belirten Bolgün, bu adımın piyasada fiyatlandığını söyledi. Enerji ve gıda maliyetlerinin Merkez Bankası’nın hareket alanını sınırladığını aktaran Bolgün, aylık çekirdek enflasyonun yüzde 1,5 seviyesine gerilemesi halinde indirimlerin kolaylaşacağını ifade etti. Suudi Arabistan eksenindeki gelişmeler ve bölgesel gerilimin enerji maliyetlerini artırdığını belirten Bolgün, yükselen petrol fiyatları ile tahvil faizlerinin küresel risk iştahını zayıflattığını kaydetti.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.