Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz kararı öncesinde ekonomist ve piyasa uzmanlarının beklentileri 100 baz puanlık indirim etrafında şekilleniyor.

Gizem Öztok Altınsaç, Dr. Veis Fertekligil, Dr. Tuğberk Çitilci ve Dr. Tolga Uysal, ekim ayında 100 baz puanlık indirim olasılığını öne çıkarırken, aralık ayındaki karar konusunda farklı değerlendirmeler yapıyor.

TÜSİAD Başekonomisti Gizem Öztok Altınsaç, piyasada geçen hafta 150 baz puanlık indirim ihtimalinin de konuşulduğunu belirterek, “100 bas puanın cepte olduğunu düşünüyorum. Üzerinde de gelirse çok da şaşırmam açıkçası, yani 150 bas puanlık bir indirimi de tercih ederse gene de şaşırmam” dedi.

Ekonomist Dr. Veis Fertekligil de enflasyondaki görünümü ve piyasa koşullarını değerlendirdiğinde, TCMB’nin bu hafta 100 baz puan civarında faiz indirimine gitmesinin beklenebileceğini söyledi. Fertekligil, “Çünkü gerçekten 100 bas puan indirse bile bunun etkisi çok marjinal olacaktır piyasalarda” ifadelerini kullandı.

Deriva Danışmanlık Yönetici Ortağı Dr. Tolga Uysal da ekim toplantısında 100 baz puanlık indirim beklediğini belirterek, politika faizinin yüzde 37’den yüzde 36’ya gerileyebileceğini dile getirdi.

Uzmanların değerlendirmelerinde aralık ayına ilişkin beklentiler ise farklılaşıyor. Gizem Öztok Altınsaç, faiz indirimlerinin kademeli şekilde devam etmesini beklediğini belirterek, ekim ve aralık aylarında 100’er baz puanlık indirim yapılması durumunda yılın yüzde 35 politika faiziyle tamamlanabileceğini söyledi.

Altınsaç, daha yüksek bir indirim senaryosunun da mümkün olduğunu belirterek, “Bu indirim döngüsünün içinde olduğumuzu düşünüyorum. O zamana kadar indirimlerin kademeli devam etmesini bekliyorum” dedi.

FIBA Yatırım Araştırma Direktörü Dr. Tuğberk Çitilci de temel senaryolarında ekim ve aralık aylarında 100’er baz puanlık indirim öngördüklerini ifade etti. Çitilci, para politikasının sıkı duruşunu koruyacağını belirterek, yeni gelişmelerin faiz indirimlerinin hızını değiştirebileceğine dikkat çekti.

Dr. Veis Fertekligil ise enflasyonla mücadelede henüz yeterli ilerleme sağlanmadığını belirterek, TCMB’nin temkinli hareket etmesi gerektiğini söyledi. Fertekligil, “Belki aslına bakarsanız bir 50 bas puan şimdi ya da Aralık ayında tekrar bir 50 bas puan, yani orada daha dengeli gitmesi lazım” değerlendirmesinde bulundu.

Aralık ayındaki faiz indirimi beklentisini etkileyebilecek başlıca unsurlardan biri de enerji fiyatları olarak öne çıkıyor. Dr. Tolga Uysal, Brent petrol fiyatlarının yüksek seyretmesinin TCMB’nin yılın son toplantısındaki kararını etkileyebileceğini belirtti.

Uysal, aralık ayında 100 baz puanlık indirim beklentisinin enerji fiyatlarındaki gerilemeye bağlı olduğunu ifade ederek, “Aralık tarafındaki indirim benim aslında beklentim 35’ti ama bu petrolün, Brent petrolün bu kadar yüksek kalması” sözleriyle enerji maliyetlerine dikkat çekti.

ABD’de kasım başında yapılacak ara seçimlerin ve Orta Doğu’daki gelişmelerin de enerji fiyatları açısından önem taşıdığını belirten Uysal, savaşın sona ermemesi ve ateşkes sağlanamaması halinde petrol fiyatlarının yüksek kalabileceğini söyledi. Uysal, bu koşullarda TCMB’nin aralık ayındaki faiz indirimi için daha fazla bekleyebileceğini düşündüğünü dile getirdi.

Dr. Tuğberk Çitilci, faiz indiriminin kısa vadede Borsa İstanbul üzerindeki olumsuz havayı dağıtmaya katkı sağlayabileceğini ancak tek başına yeterli olmayacağını belirtti.

Çitilci, “Kısa vadede Borsa İstanbul veyahut da genel bu negatif havayı dağıtma noktasında bir pozitif hikaye gerekiyor ama o hikaye ne olacak, Merkez Bankası’nın faiz indirimi mi? Evet, kısa vadede etkili olabilir ama o da tek başına yeterli bir unsur değil” dedi.

Garanti BBVA’dan Tufan Cömert de faiz indirimi beklentisinin bankacılık hisseleri açısından daha olumlu bir görünüm oluşturabileceğini ifade etti. Cömert, üçüncü çeyreğin bankalar açısından zorlu geçebileceğini, dördüncü çeyrekte ise faiz indirimi beklentisinin etkisiyle daha olumlu bir seyrin görülebileceğini söyledi.

Cömert, dış gelişmelerin izin vermesi halinde bu toparlanmanın yeni yılın ilk çeyreğinde de devam edebileceğini belirtti.

Dr. Tuğberk Çitilci, TCMB’nin öncelikleri arasında döviz piyasasında yaşanabilecek ilave şokları önlemenin bulunduğunu söyledi. Rezervlerin yeterli olduğunu düşündüğünü belirten Çitilci, para politikasında beklenti yönetiminin ve Türk lirasında kalmayı cazip hale getirmenin önemine işaret etti.

Çitilci, olası yeni gelişmelerin faiz indirimlerinin temposunu yavaşlatabileceğini belirterek, 2027’nin ilk çeyreğiyle birlikte para politikasında farklı bir döneme geçilebileceğine ilişkin beklentisini de paylaştı. Çitilci’nin değerlendirmesine göre temel stratejide Türk lirasında kalmayı destekleyen yaklaşımın korunması önem taşıyor.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.