Sermaye piyasalarında yaşanan fon krizinin ve bürokrasideki yansımalarının kamu vicdanı açısından kritik bir noktaya geldiğini belirten Ekonomi Gazetesi Yazarı Onur Duygu, düzenleyici ve denetleyici kurumların aksiyon almakta geciktiğini ifade etti. Fonlardaki manipülasyon iddialarının geçtiğimiz yılın kasım ayından bu yana konuşulduğunu, şubat ayında taslak kanun metninin hazırlandığını ancak nihai düzenlemenin 28 Ağustos'ta çıkarıldığını hatırlatan Duygu, aradan geçen 6 aylık süreçte adımların 1-2 ay içinde atılamamış olmasının bilançoyu ağırlaştırdığını kaydetti. Yaşanan gecikme nedeniyle krizin birikerek büyüdüğünü vurgulayan Duygu, toplam tasfiye büyüklüğünün yaklaşık 900 milyar lira seviyesine ulaştığına dikkat çekti.
Süreç kapsamında 131 fonun tasfiye kapsamına alındığını ve 7 portföy yönetim şirketinin TEFAS'taki diğer fonlarının da alım satıma kapatıldığını aktaran Duygu, oluşturulan koordinasyon kurulunun çalışmalarını sürdürdüğünü belirtti. Kendi kaynaklarıyla olağan tasfiye sürecini yürüten A1, Buls ve Ardus portföy şirketlerinin 17 fonundaki yaklaşık 43 bin yatırımcının mağduriyetini giderdiğini söyleyen Duygu; geçtiğimiz hafta kapatılan 49 fonla birlikte 3 portföy şirketine ait 66 fonun tasfiyesinin tamamlandığını ifade etti. Hedef Portföy'ün de olağan tasfiye sürecine dahil edilmesiyle 31 fonun daha ödemelerinin yapılacağını belirten Duygu, Atlas Portföy'ün de sürece katılması durumunda ekim ayı içerisinde toplam 97 fonun tasfiye işleminin tamamlanacağını bildirdi. Krizin en büyük yükünün ise yaklaşık 700 milyar liralık tasfiye bakiyesi bulunan Tera ve Pusula portföy şirketleri tarafında yoğunlaştığını vurguladı.
Meclis gündeminde görüşülen taslak kanun düzenlemesine de değinen Onur Duygu, yatırımcıların öncelikli alacaklılık hakkı ve takas kesinliği gibi maddeleri yakından takip ettiğini söyledi. Kamuoyunda oluşan ‘her yatırımcıya 1 milyon lira ara ödeme yapılacağı’ algısına açıklık getiren Duygu, ara ödemenin, ödeme öncesinde hesaplanan pay değerini aşamayacağını ve her fonun bakiyesinin bu tutarı karşılamaya yetmediğini açıkladı. Sosyal medya platformlarında binlerce yatırımcının her gün bir araya gelerek bilgi aradığını kaydeden Duygu, yatırımcıların ne zaman ara ödeme alacaklarına ve tasfiye sürecinin detaylarına dair şeffaf ve net bir takvimin açıklanmasının şart olduğunu dile getirdi.
Son bir aylık dönemde fonlardan yaklaşık 700 milyar liralık kaynağın çıktığını ve bu paranın döviz yerine ağırlıklı olarak banka mevduatına kaydığını belirten Duygu, son günlerde çıkışların yavaşladığını ve banka kökenli büyük portföy şirketlerinin para piyasası fonlarına yeniden girişlerin başladığını gözlemlediklerini ifade etti. Güvenin tamamen tesis edilmesinin özellikle küçük portföy şirketleri açısından zaman alacağını savunan Duygu, sermaye piyasalarındaki kanamanın durdurulamaması halinde özel sektör tahvillerinin ve şirketlerin finansmana erişiminin de olumsuz etkilenebileceği uyarısında bulundu. Kanalizasyonu ve nakit akışını korumak için stopaj avantajı ve teşvik mekanizmalarının hızlıca devreye alınması gerektiğini belirten Duygu, aksi takdirde son 6 yılda fon okuryazarlığı ve sermaye piyasalarında elde edilen kazanımların geriye gidebileceğini vurguladı.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.