Avrupa Birliği’nin gündemindeki Made in EU düzenlemesi, Türkiye otomotiv sanayisinin Avrupa pazarındaki konumuna ilişkin riskleri gündeme getirdi. Otomotiv Sanayii Derneği Başkanı Cengiz Eroldu, düzenlemenin henüz nihai karar olmadığını ve Avrupa Parlamentosu’ndaki süreç sonunda şekilleneceğini belirtti. Eroldu’ya göre mevcut taslak, tüm araçları değil, şarj edilebilir hibrit ve tamamen elektrikli modelleri kapsıyor. İçten yanmalı motorlu konvansiyonel araçlar ile mild hibritlerin taslak kapsamında olmadığı ifade edildi.
Taslakta, söz konusu araçların AB sınırları içinde üretilmesi ve batarya hariç araç maliyetinin yüzde 70’ini oluşturan kalemlerin AB içinden karşılanması şartı yer alıyor. Üreticiler için belirli bir esneklik de öngörülüyor. Buna göre 100 araçlık satışın 80’i koşulları karşılıyorsa, kalan 20 aracın şartlara uymasa da satılabilmesi gündemde. Düzenlemenin en erken 2028’de yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Eroldu, Almanya ve Fransa’nın ortak pozisyon belgesinde Türkiye’nin AB tanımının dışında tutulduğuna ilişkin işaretler bulunduğunu söyledi. İspanya ve İtalya’nın da taslağı desteklediğini belirten Eroldu, Türkiye’nin kapsam dışında kalmasının hem araç üreticilerini hem de tedarik sanayisini etkileyebileceğini kaydetti. Ana sanayi için konuşulan yüzde 80/20 esnekliğin tedarikçiler bakımından aynı biçimde bulunmadığını belirten Eroldu, tedarikçilerin yüzde 70’lik maliyet koşulu nedeniyle kalan yüzde 30’luk alan için daha yoğun rekabet etmek zorunda kalabileceğini ifade etti.
Türkiye yılda 1 milyonun üzerinde araç ihraç ederken, bunun yaklaşık 800 bini Avrupa pazarına gidiyor. Sektörün ilk dokuz aydaki ihracatı 31 milyar dolara ulaştı; bu tutarın 19 milyar doları ana sanayi, 12 milyar doları tedarik sanayisinden geldi. Tedarik sanayisi ihracatının yüzde 65’i AB’ye yönelik. Yaklaşık 2,5 milyon araçlık üretim kapasitesine sahip Türkiye’de sanayi üretiminin yüzde 80’i Avrupa’ya satılıyor.
Eroldu, Avrupa ihracatının bir anda kesilmeyeceğini ve sektörün dönüşüm için zaman kazanacağını söyledi. OSD Başkanı, iç pazarın büyütülmesini ve yerli oyuncuların payının artırılmasını öncelikli plan olarak gösterirken, Afrika ve Orta Doğu pazarlarındaki payın yüzde 10 seviyelerinden yüzde 20-30’a çıkarılmasının hedeflendiğini belirtti. Türkiye’de Hyundai, Toyota, Ford, Togg ve Tofaş gibi üreticilerle elektrikli, hibrit ve ticari araç üretimi konusunda birikim bulunduğunu aktaran Eroldu, yeni yatırımlarla kapasite kullanımının yüzde 75-80’e, yerlilik oranının ise bir yıl içinde yüzde 50’ye yaklaşabileceğini söyledi.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.