Türkiye Giyim Sanayicileri Derneği (TGSD), TÜİK, T.C. Merkez Bankası ve SGK verileriyle hazırladığı ‘Hazır Giyim ve Tekstil Katma Değer Raporu 2025’ başlıklı çalışmayı kamuoyuyla paylaştı. Rapora göre hazır giyim ve tekstil sektörü 2025’te mal ticaretinde 15,8 milyar dolar net fazla vererek Türkiye’ye en çok döviz kazandıran sektör oldu. Bunun 14,1 milyar doları hazır giyimden, 1,7 milyar doları ise tekstilden geldi. İkinci sıradaki gıda sanayisinde ise bu rakam 10,5 milyar dolar oldu.
TÜİK verilerine göre hazır giyim ve tekstil sektörü 2025’te 832,5 milyar TL katma değer üreterek imalat sanayisinde gıda sanayisinin ardından ikinci sırada yer aldı. SGK verilerine göre ise 2025 ortalamasında 897 bin 671 kayıtlı çalışanla imalat sanayisinin en büyük işvereni oldu. Buna göre imalatta yaklaşık her beş kayıtlı çalışandan biri hazır giyim ve tekstilde çalışıyor. Sektörün ürettiği katma değerin %62’si ücret ve diğer personel giderleri için kullanılırken imalat ortalamasında bu oran %49.
Rapora göre hazır giyim ve tekstilde 2025 yılında ortalama 407 bin 983 kadın kayıtlı olarak çalıştı. Bu sayı, imalat sanayisinde çalışan toplam kadın sayısının %45’ine denk gelirken yalnızca hazır giyim olarak hesaplandığında oran %55’e yükseliyor. Türkiye’nin bütün kayıtlı istihdamında bu oran %34. Sektör aynı zamanda sanayiyi Anadolu’ya da yayıyor. Aralık 2024 itibarıyla kayıtlı istihdamın %73’ü İstanbul dışında. Hazır giyim ve tekstil 64 ilde binden, 17 ilde 10 binden fazla kişiye kayıtlı iş sağlıyor. Yalnızca Güneydoğu Anadolu’da 178 bin 500 kişi bu sektörde çalışıyor.
Birleşmiş Milletler’in uluslararası ticaret veri tabanı UN Comtrade verilerine göre hazır giyim ihracatının kilogramı 2025’te 15,95 dolar; Türkiye’nin bütün mal ihracatının ortalaması ise 1,75 dolar
oldu. Sektör 2009-2024 döneminde makine, bina ve diğer maddi varlıklara 78,2 milyar dolar yatırım yaptı. Bu tutar ile sektör, imalat sanayisinin aynı dönemdeki yatırımlarının %14,3’ünü gerçekleştirdi ve bütün imalat kolları arasında ilk sıra yer aldı.
Orta Vadeli Program’da (2027–2029) stratejik sektörlerin savunma, sağlık, yarı iletkenler ve yapay zekâ gibi alanlar olarak tanımlandığını hatırlatan TGSD Başkanı Toygar Narbay, şunları söyledi; “Bu alanlar sıfırdan yatırım gerektiriyor. Hazır giyim ve tekstilde ise 16 yılda 78 milyar dolarlık yatırımla kurulmuş, halihazırda çalışan bir kapasite var. Döviz kazandıran, kadınlara ve Anadolu’ya istihdam sağlayan bu kapasiteyi korumak, yenisini kurmaktan çok daha ucuz. Sektörümüzün stratejik sektör ilan edilmesini ve sanayi stratejisinin sektörel kırılımda açıklanmasını talep ediyoruz.”
Narbay, geçen yıl imalat sanayisi bütününde 41,3 milyar dolar dış ticaret açığı oluştuğunu, hazır giyim ve tekstildeki 15,8 milyar dolar net fazla olmasaydı bu açığın 57,1 milyar dolara çıkacağını da hatırlattı.
Raporda sektördeki erimeye de dikkat çekildi. SGK kayıtlarına göre hazır giyim ve tekstildeki kayıtlı istihdam Aralık 2022 ile Temmuz 2026 arasında 362 bin 879 kişi (%29,7) azaldı; sigortalı çalıştıran iş yeri sayısı 10 bin 624 (%16,6) geriledi. İmalat sanayisinin aynı dönemdeki kayıtlı istihdam kaybının %64’ü bu sektörde yaşandı. TÜSİAD Rekabet Gücü Endeksi’nde tekstil, giyim ve deri sektörünün 2020’nin 4. çeyreğindeki zirvesinden 2026’nın 2. çeyreğine kadar %33 gerilediği belirtildi. Narbay, “Kapanan fabrika ve dağılan nitelikli iş gücü, geri getirilmesi en zor varlıklardır. Kayıp kalıcılaşmadan adım atılmalı” dedi.
TGSD, finansmana erişim, istihdam maliyeti ve yatırım teşviklerinde önceliğin; sektörün net döviz katkısı, kadın istihdamı, bölgesel yaygınlığı ve istihdam yoğunluğu ölçüt alınarak belirlenmesini öneriyor.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.