Otomotiv Sanayii Derneği'nin (OSD) 2026’nın ilk dokuz ayına ilişkin verileri açıkladığı toplantıda konuşan OSD Başkanı Cengiz Eroldu, Avrupa’nın Çin’in agresif ihracat politikalarına karşı kendi sanayisini koruma çabasını anladıklarını ancak daha rekabetçi bir Avrupa otomotiv sanayisinin Türkiye’yi dışarıda bırakarak kurulamayacağını söyledi. Türkiye’nin Avrupa otomotiv değer zincirinin önemli bir parçası olduğunu vurgulayan Eroldu, iki tarafın benzer politikalar izlemesi gerektiğini belirtti.

Türkiye'deki otomotiv STK'ları olarak geçen ay bir ortak pozisyon belgesi yayınladıklarını anımsatan Eroldu, "Bu belgenin arkasında OSD, OİB ve TAYSAD var. Biz daha güçlü bir Avrupa otomotiv sanayinin Türkiye’siz olmayacağına ama bunun için de benzer politikaları benimseyen bir değer zincirinin olması gerektiğine inanıyoruz. Türkiye'nin AB'nin rekabetçiliğine önemli bir katkısı var. AB’nin buradaki ana amacı Çinlilerin agresif politikalarına karşı kendi sanayilerini ve kendi sistemlerini korumak, bunu anlıyoruz. Ama daha güçlü bir Avrupa otomotiv sanayi kurulmak isteniyorsa bunun için Türkiye'nin de muhakkak bunun bir parçası olması lazım" dedi. Avrupa’daki bürokrat ve parlamenterlerle temaslarını sürdürdüklerini belirten Eroldu, Türkiye’nin yarattığı katma değerin ve sanayi entegrasyonunun yeterince bilinmediğini söyledi.

Made in Europe tartışmasının önemli başlıklarından biri de Çinli üreticilerin Avrupa ve Türkiye’de yapacağı yatırımlar. Eroldu, yabancı yatırımlara karşı olmadıklarını ancak bu yatırımların Türkiye’ye teknoloji ve katma değer kazandırması gerektiğini vurguladı. “Türkiye’nin yeni montaj fabrikalarına ihtiyacı yok. Türkiye’ye teknoloji getirecek, Türkiye’de Ar-Ge yapacak yatırımlara ihtiyaç var” diyen Eroldu, yeni yatırımların yerli tedarik sanayisini geliştirmesini ve rekabet gücünü artırmasını beklediklerini kaydetti.

Çin’in üretim kapasitesini değerlendirmek için ihracata daha agresif yöneldiğine dikkat çeken Eroldu, Çin’in ilk sekiz aylık otomotiv ihracatının 7,1 milyon adede ulaştığını ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 67 arttığını aktardı. Sunumda paylaşılan verilere göre Çinli araçların Avrupa pazarındaki payı da geçen yılın ilk sekiz ayında yüzde 6 iken bu yıl yüzde 10’a yükseldi. Eroldu, Avrupa Birliği’nin 2025’te Çin ile ticaretinde 304 milyar dolarlık açık verdiğini, otomotivdeki açığın ise 17 milyar euro olduğunu belirtti. Türkiye’nin Çin ile dış ticaret açığının da 33 milyar euro seviyesinde bulunduğunu kaydeden Eroldu, Çin’den ithalatın yüksek, bu ülkeye ihracatın ise sınırlı kalmasının sürdürülebilir bir denge oluşturmadığını söyledi. Türkiye’de Çinli araçların pazar payının geçen yılın ilk dokuz ayında yüzde 8,7 iken bu yıl yüzde 5,8’e gerilediğini belirten Eroldu, ek vergilerin bu tabloda etkili olduğunu ifade etti.

OSD’nin 2026’nın ilk dokuz ayına ilişkin verileri, sektörde üretim ve adet bazında ihracat gerilerken ihracat gelirinin arttığını ortaya koydu. Toplam otomotiv üretimi geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 6 azalarak 971 bin 159 adet oldu. Otomobil üretimindeki düşüş ise yüzde 17’ye ulaştı ve üretim 528 bin 366 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimi dahil toplam üretim 986 bin 584 adede çıktı. Toplam otomotiv ihracatı adet bazında yüzde 11 gerileyerek 685 bin 671 adet olurken otomobil ihracatı yüzde 27 düşüşle 317 bin 970 adette kaldı. Buna karşılık sektörün ihracat geliri yüzde 3 artarak 31,1 milyar dolara yükseldi. Böylece sektör, Türkiye’nin toplam ihracatının yüzde 17’sini gerçekleştirerek liderliğini korudu. Eroldu, ihracat gelirindeki artışta daha yüksek değerli, hibrit ve teknolojik açıdan gelişmiş araçların payının yükselmesinin etkili olduğunu belirtti. Üretimdeki gerilemenin ise ağırlıklı olarak otomobil grubundan kaynaklandığını söyledi.

Otomotiv sanayisinin önemli bir yatırım döneminden geçtiğini belirten Eroldu, üretim ve ihracattaki düşüşün kalıcı bir zayıflık olarak değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. Eroldu, yatırımların devreye girmesiyle ilk dokuz ayda görülen zayıf tablonun yılın son çeyreğinde kısmen toparlanmasını beklediklerini kaydetti. Toplam otomotiv pazarı ilk dokuz ayda yüzde 13 daralarak 832 bin 521 adede geriledi. Otomobil pazarı yüzde 15 düşüşle 627 bin 977 adet olurken ticari araç pazarındaki gerileme yüzde 5 düzeyinde kaldı. Buna karşın yerli üretim araçların pazardaki payı arttı. Otomobilde yerli araç payı yüzde 29'dan yüzde 35'e, hafif ticari araçlarda yüzde 21'den yüzde 24'e, kamyonlarda yüzde 59'dan yüzde 64'e çıktı. Eroldu, son aylarda pazarda görülen zayıflamaya ve finansal koşulların etkisine rağmen pazarın 1 milyon adedin altına düşmeyeceği görüşünü dile getirdi.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.