Citi analistlerinin değerlendirmesine göre faiz oranları, ekonomik büyüme görünümü açısından önemini koruyor. Buna karşılık faizlerdeki değişimlerin hisse senedi değerlemeleri ve varlıklar arasındaki sermaye hareketleri üzerindeki etkisinin zaman içinde azaldığı belirtiliyor. Analizde, yapay zekâ yatırımlarının şirket kazançlarına ilişkin beklentileri desteklemesi ve yatırımcı davranışlarındaki kalıcı değişimler, bu farklılaşmanın başlıca nedenleri arasında gösteriliyor.
Citi’nin S&P 500 için kullandığı gerçeğe uygun değer modeli, ABD’nin 10 yıllık Hazine tahvili getirisini başlangıç noktası olarak alıyor ve makroekonomik düzeltmeleri hesaba katıyor. Model, endeks için şirket kazançlarının 17,1 ila 22,1 katı arasında bir fiyat/kazanç aralığı hesaplıyor. S&P 500’ün 22,4 katlık fiyat/kazanç oranıyla işlem gördüğü, böylece modelin üst sınırını aştığı ifade ediliyor.
Analistler, mevcut değerlemelerin yatırımcı duyarlılığındaki aşırılığa ve pozisyonların olası risklere karşı yeterince temkinli olmamasına işaret edebileceğini değerlendiriyor. Ağustos sonu itibarıyla döngüsel ve savunma hisselerindeki gerilemeye karşılık büyüme hisselerinin daha dirençli kaldığı belirtiliyor. Bu dayanıklılık, yapay zekâ kaynaklı kazanç artışlarının sürdürülebileceği beklentisiyle ilişkilendiriliyor.
Tahvil getirilerindeki son yükselişin yalnızca ekonominin aşırı ısınmasıyla açıklanamayabileceği, artışta ilave devlet tahvili ihracı beklentisinin de rol oynayabileceği kaydediliyor. Citi’ye göre emeklilik planlarının yapısındaki değişim, hisse ağırlıklı hedef tarihli fonlar ve yabancı yatırımcıların artan ilgisi, hisselerle tahviller arasındaki geleneksel bağı zayıflatıyor. Ancak analistler, yükselişin sürmesi için yeni hisse talebinin hangi yatırımcı gruplarından geleceğinin önem taşıdığını vurguluyor.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.