Çiftçinin hem borçlarını ödemek hem de yeni sezona hazırlanmak zorunda olduğunu belirten Doğan, finansman koşullarının yeniden düzenlenmesini istedi. Sıkıntıların tedarik zincirindeki işletmeleri de etkileyebileceğini vurgulayan Doğan, hükümete önlem alma çağrısında bulundu. Üreticinin maliyet baskısı altında kaldığını söyleyen Doğan, desteklerin önemini vurgularken çözümün bölge ticareti açısından da kritik bir değer taşıdığını ifade etti.
Çiftçinin Ziraat Bankası'na olan kredi borçlarını ödemekte zorlandığını belirten Doğan, mevcut uygulamada üreticinin anaparayı kapattıktan sonra tekrar kredi kullanabilmek için kaynak bulması gerektiğini söyledi. Bu kaynağı bulamayanların yüksek faizli özel banka kredilerine yönelebildiğini ifade eden Doğan, anapara ödemelerinin ertelenmesini talep etti. Doğan, “Çiftçinin bankaya 1 milyon lira borcu varsa bu parayı bulup anaparayı kapatması, faizini ödemesi ve ardından yeniden kredi başvurusu yapması gerekiyor. Oysa anapara ertelense, çiftçi yalnızca yıllık faizini ödeyerek borcunu sürdürebilse üretici üzerindeki baskı azalır” dedi.
Finansmana uygun koşullarda erişimin üretimin devamlılığı açısından önemine dikkat çeken Doğan, faiz yükünün de üreticinin ödeme gücüne göre değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Borcunu kapatmak için yeni borca yönelen üreticinin finansman yükünün katlandığını söyleyen Doğan, bu döngünün kırılması gerektiğini vurguladı.
Karadeniz'de gemi trafiğinin aksamasının ihracat maliyetlerini artırdığını kaydeden Doğan; Rusya ve Ukrayna'ya kara yoluyla gönderilen bir tırın nakliye maliyetinin 9-10 bin dolara ulaştığını, gemi taşımacılığında ise bu tutarın yaklaşık 3 bin dolar seviyesinde kaldığını söyledi. Aradaki farkın üreticinin gelirini doğrudan etkilediğini belirten Doğan, Karadeniz'deki gemi trafiğinin tekrar işler hâle getirilmesini, bunun mümkün olmaması durumunda ise ihracatçılara navlun desteği sağlanmasını istedi.
Türkiye'nin narenciye ihracatının yaklaşık yüzde 60-70'inin Rusya ve Ukrayna pazarlarına yöneldiğini belirten Doğan, alternatif pazarlara erişimin de artırılması gerektiğini söyledi. İhracattaki aksaklıkların paketleme tesislerinin çalışma kapasitesine de yansıdığını dile getiren Doğan, taşımacılıktaki maliyet farkının ihracatın rekabet gücünü zayıflattığına işaret etti.
Narenciyede fiyatların üreticiyi memnun etmediğine dikkat çeken Doğan, limonun kilogram fiyatının boy ve kaliteye göre 2-6 lira arasında değiştiğini, mandalinada ilk hasatta 8-10 lira olan fiyatların ise 2-7 liraya kadar gerilediğini aktardı. Tüccarların bazı alımlarda yalnızca belirli büyüklükteki meyveleri topladığını, kalan ürünlerin ağaçta bırakıldığını belirten Doğan, bunun çiftçiye ek maliyet yüklediğini söyledi. Ürünün tamamının alınmaması nedeniyle üreticinin ikinci kez toplama masrafı yapmak zorunda kalabildiğini kaydeden Doğan, dalda kalan meyvenin gelecek sezonun verimini ve bahçe bakımını da olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu.
Mehmet Akın Doğan, soya üreticilerinin talepleri doğrultusunda Tarsus Ziraat Odası yetkililerinin de katılımıyla 13 Ekim'de gerçekleştirilen toplantıda, Adana'da 2026 yılı soya hasadında tavsiye edilen biçerdöver ücretlerini dekar başına düz biçimde 350 TL, kırıcılı biçimde ise 370 TL olarak belirlediklerini söyledi.
Çiftçilerin mazot, gübre, ilaç, sulama ve işçilik gibi kalemlerde artan üretim maliyetleriyle mücadele ettiğini, biçerdöver işletmecilerinin de yakıt, bakım, yedek parça ve işletme giderleri bulunduğunu belirten Doğan, belirlenen ücretlerin tavsiye niteliğinde olduğunu, her iki tarafın haklarını gözeten, karşılıklı anlayışa dayalı bir hasat süreci hedeflediklerini kaydetti.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.