DIŞ Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)/Türkiye-Avrupa İş Konseyleri ve European Business Summit (EBS) işbirliği ile düzenlenen “II. EU-Türkiye Business Summit” için Brüksel’deki Egmont Sarayı’ndayız.
Geçen yılki ilk organizasyonda Avrupa’dan bakan düzeyinde katılım olmazken, bu yılki toplantının açılışında Belçika Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Maxime Prevot var.
Türkiye, 30 yıllık Gümrük Birliği anlaşmasının modernizasyonu ve son dönemlerde karşısına çıkan “Made in Europe” sorununu aşmaya çalışırken, Belçika Başbakan Yardımcısı Maxime Prevot, moralleri düzelten mesajlar verdi:
- Avrupalı şirketler tedarik zincirlerini yeniden yapılandırırken yakın coğrafyalarda güvenilir ortaklar arıyor. Türkiye, üretim kapasitesi, sanayi birikimi ve bölgesel bağlantılarıyla Avrupa için stratejik bir ortak.
Prevot, Türkiye ile ilgili bu yaklaşımını daha da güçlendirdi:
- Türkiye yalnızca Avrupa’nın sanayi ortağı değil, çevre pazarlara açılan üretim ve ticaret merkezi olarak da önemli bir rol üstlenebilir.
Prevot, küresel rekabetin, jeopolitik gelişmelerin ve tedarik zincirlerinde yaşanan kırılmaların Avrupa’yı ekonomik ilişkilerini yeniden değerlendirmeye yönelttiğini vurguladı:
- Avrupa, kritik teknolojilere erişimini güvence altına almak, sanayisini güçlendirmek ve uzak tedarikçilere bağımlılığını azaltmak zorunda. Bu süreçte Türkiye’nin önemi artıyor.
- Türkiye, Avrupa’nın tedarik zincirlerini daha dayanıklı hale getirebilecek üretim kapasitesine, sanayi uzmanlığına ve komşu pazarlara erişim imkanına sahip.
Türkiye’nin NATO müttefiki ve AB tam üyeliğine aday ülke olduğunu anımsattı:
- Türkiye, Avrupa, Asya ve Ortadoğu arasında bağlantı sağlayan büyük bir sanayi ekonomisi. Ekonomik ilişkilerin bu stratejik gerçekliği daha güçlü biçimde yansıtması gerekiyor.
- Avrupa’nın stratejik bağımlılıklarını azaltmaya çalıştığı sektörlerde Türkiye yalnızca üretim ortağı değil, daha geniş bölgesel pazarlara açılan bir merkez olarak değerlendirilmeli.
Prevot, Gümrük Birliği’nin modernizasyonu üzerinde de durdu:
- 30 yıldır yürürlükte olan mevcut yapının değişen ekonomik koşullara uyarlanması gerekiyor.
AB’nin dünyanın uzak bölgelerindeki ülkelerle yeni ekonomik anlaşmalar müzakere ettiğine dikkat çekti:
- AB’nin doğrudan komşusu ve tam üyelik adayı Türkiye ile benzer bir yaklaşım sergilememesinin açıklanması güç. Modernizasyon süreci mevcut yükümlülüklere saygı, adil rekabet içinde ve çözüm bekleyen konularda ilerleme gerekiyor.
Türkiye ile Avrupa arasındaki ekonomik ilişkilerin yalnızca mal alım satımıyla sınırlı kalmaması gerektiğine vurgu yaptı:
- İlişkiler savunma, inovasyon, temiz enerji ve dijital teknolojilerde ortak geliştirme ve yatırım modelleri yaygınlaştırılmalı.
Prevot, Belçika’nın geçen mayıs ayında İstanbul ve Ankara’ya 400’den fazla katılımcıyla ekonomik heyet gönderdiğini irdeledi:
- Ziyaret kapsamında Belçikalı ve Türk şirketler arasında savunma, havacılık, enerji ve teknoloji alanlarını da içeren 33 anlaşma imzalandı.
Türkiye ile Belçika arasındaki siyasi diyaloğun da devam ettiğini bildirdi:
- Gelecek hafta Brüksel’deki Egmont Sarayı’nda Dışişleri, Adalet ve İçişleri alanlarında üçlü görüşmeler gerçekleştirilecek.
Prevot, konuşmasını görüş ayrılıklarıyla noktaladı:
- Temel haklar, hukukun üstünlüğü ve Türkiye’nin AB üyesi ülkelere yönelik yükümlülükleri konusundaki görüş ayrılıkları sürüyor. Bu konuların açık diyalogla ele alınması gerekiyor.
Prevot’un verdiği mesajlar, bırakın AB’ye tam üyelik konusunda yol almayı, Gümrük Birliği’nin güncellenmesinin de “siyasi yaklaşımla” ağırdan alındığını ortaya koyuyor…
DEİK/Avrupa İş Konseyleri Koordinatör Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, Avrupa’nın tarihsel bir dönüm noktasında olduğunu belirtti:
- Güvenlik, teknoloji, enerji ve küresel rekabet alanlarındaki gelişmeler Türkiye-AB ilişkilerinin yeniden ele alınmasını zorunlu kılıyor. Türkiye-Avrupa ekonomik entegrasyonu karşılıklı çıkarların ötesinde, kıtanın gelecekteki rekabet gücü için de stratejik önem taşıyor.
Yapay zeka, yarı iletkenler, temiz enerji ve savunma teknolojilerinin küresel güç dengelerini yeniden şekillendirdiğine işaret etti:
- Avrupa, bu alanlarda ölçek büyütmek ve rekabet gücünü korumak için daha geniş ortaklıklara ihtiyaç duyuyor. Türkiye, yetişmiş insan kaynağı, teknoloji şirketleri ve girişimcilik ekosistemiyle bu dönüşüme önemli katkılar sağlayabilir.
- Türk ve Avrupalı şirketler halihazırda ortak değer zincirleri içerisinde yatırım yapıyor, üretim gerçekleştiriyor, inovasyon geliştiriyor ve ihracat yapıyor. Siyasi çerçevenin de bu ekonomik gerçekliğe uyum sağlaması gerekiyor.
DIŞ Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, zirvenin açılışında Türkiye ile AB arasındaki ekonomik ortaklığın üç temel öncelik üzerinden geliştirilmesi gerektiğini belirtip sıraladı:
- Gümrük Birliği’nin modernizasyonu, Avrupa sanayi ekosisteminde Türkiye’nin konumunun güçlendirilmesi ve bağlantısallık.
Gümrük Birliği’nin hizmetler, e-ticaret, kamu alımları ve tarımı kapsayacak şekilde genişletilmesinin her iki taraf için de yeni ekonomik fırsatlar yaratacağının altını çizdi:
- Avrupa’nın sanayi politikalarında gündeme gelen “Made in Europe” yaklaşımının Türkiye’yi dışlamaması gerekiyor. Bunun yerine “Made with Europe”, yani “Avrupa ile birlikte üretildi” anlayışı benimsenmeli.
KOÇ Holding CEO’su Levent Çakıroğlu, AB’ye “Made in EU” yerine “Made with EU” çağrısı yaparken grubun Avrupa ile ilişkilerine dönük şu verileri ortaya koydu:
TRENDYOL Grup Başkanı Çağlayan Çetin, “II. EU-Türkiye Business Summit”te katıldığı panelde Türkiye ile Avrupa arasında e-ticaretin geliştirilmesi için Gümrük Birliği’nin modernizasyonunun önemini vurgulayıp şu verileri aktardı:
- Her gün 25’ten fazla Avrupa ülkesine 100 bini aşkın sipariş gönderiyoruz. Avrupa’da 10 milyondan fazla aktif müşterimiz var. Son 2 yılda Avrupa’da 6 ofis ile Romanya ve Polonya’da iki büyük depo kurduk.
Türkiye’den 100 bini aşkın satıcının Trendyol üzerinden Avrupa’ya ihracat yapabildiğini kaydetti:
- 20 bin Avrupalı satıcı da Türkiye ve diğer pazarlara bizim platform üzerinden ulaşabiliyor. Bu ticaret ağı, “Dijital İpekyolu” gibi.
Avrupa’daki müşteri sayılarını önümüzdeki birkaç yıl içinde üçe katlamayı hedeflediklerini bildirip yatırıma işaret etti:
- Avrupa’da son yıllarda 1.5 milyar doların üzerinde yatırım gerçekleştirdik. Ayrıca Avrupalı bir şirketle büyük ölçekli ortak girişim üzerinde çalışıyoruz. Anlaşmayı bu ay sonuna kadar duyurmamız söz konusu olabilir.
AVRUPA Sanayicileri Yuvarlak Masası (ERT) Genel Sekreteri Anthony Gooch Galvez, “II. EU-Türkiye Business Summit”te katıldığı panelde Türkiye ile AB arasındaki 30 yıllık Gümrük Birliği modelinin günümüz ekonomik koşullarına yanıt vermediğinin altını çizdi:
- Hizmet ticareti, kamu alımları ve savunma sanayinde yeni işbirliği mekanizmaları oluşturulmalı.
Avrupa’nın küresel rekabet gücünü artırmak için iç pazar entegrasyonunu tamamlaması gerektiğini belirtti:
- ERT, Avrupa’nın önde gelen 60 sanayi ve teknoloji şirketinin üst düzey yöneticilerini bir araya getiriyor. Türkiye, Avrupa ekonomik sisteminin önemli bir parçası.
Gümrük Birliği konusunda jeopolitik ve jeoekonomik gelişmeler karşısında daha pragmatik çözümlere ihtiyaç duyulduğunun altını çizdi:
- Türkiye, mal ticaretinde Avrupa’nın 5’inci büyük ortağı. İkili mal ticareti 220 milyar Euro’yu aşıyor. Hizmet ticareti yalnızca 42 milyar Euro düzeyinde bulunuyor. Bu durum önemli bir ekonomik fırsat kaybıdır. Hizmetler ve kamu alımlarında yeni düzenlemeler gerekiyor.
Savunma ve güvenlik sektörlerinin yeni işbirliği alanları olarak öne çıktığını vurguladı:
- Türkiye ile Avrupa’nın coğrafi ve ekonomik yakınlığı, mevcut ticari ilişkilerde daha güçlü biçimde değerlendirilmeli.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.