İngiltere’de fiyat istikrarına yönelik riskler, eylül ayı verileriyle yeniden gündemin üst sıralarına çıktı. İngiltere Ulusal İstatistik Ofisi'nin (ONS) 21 Ekim’de açıkladığı verilere göre yıllık tüketici enflasyonu, ağustostaki %3,1 seviyesinden %3,5’e yükseldi. Ekonomistlerin %3,4’lük beklentisinin aşılması, fiyat artışlarının seyrine ilişkin öngörülerin yeniden değerlendirilmesine yol açtı.

Enflasyondaki yükseliş, İngiltere Merkez Bankası'nın (BoE) faiz kararına ilişkin piyasa beklentilerinde de karşılık buldu. Para piyasalarında BoE'nin 5 Kasım’da sona erecek toplantı sürecinde politika faizini 25 baz puan artırarak %4’e çıkarması bekleniyor. Bu adımın gerçekleşmesi halinde BoE, üç yılı aşkın sürenin ardından ilk kez faiz artırmış olacak.

Eylül ayında fiyat baskılarının belirginleşmesinde akaryakıt maliyetleri etkili oldu. Petrol fiyatlarının varil başına 100 doların üzerine çıkması benzin ve motorin fiyatlarını yukarı taşırken, motorin eylül sonunda rekor seviyeye ulaştı. Enerji piyasasındaki bu gelişmelerin tüketici fiyatlarına yansıması, enflasyonla mücadeleyi güçleştiren unsurlar arasında bulunuyor.

Fiyat baskıları hizmet sektöründe de hissedildi. Yıllık hizmet enflasyonunun %3,7’ye yükselmesi, maliyet artışlarının yalnızca enerji kalemleriyle sınırlı olmadığını gösterdi. Ekim ayında hanehalkının enerji faturalarını belirleyen fiyat tavanının yükselmesi de tüketicilerin bütçeleri üzerindeki baskıyı artırdı.

BoE Başkanı Andrew Bailey, enerji kaynaklı maliyet artışlarının şu ana kadar ücret ve fiyat belirleme davranışlarında belirgin ikincil etkiler yaratmadığını belirtti. Ancak enerji fiyatlarının yüksek seyretmeye devam etmesi halinde bu etkinin daha geniş bir alana yayılabileceği değerlendiriliyor. BoE'nin önceki tahminleri, enflasyonun 2027 yılının başlarında %4’ü aşabileceğine işaret ediyor.

Enflasyondaki hızlanma, hükümetin maliye politikası açısından da hassas bir döneme işaret ediyor. Maliye Bakanı John Healey’nin 28 Ekim’de açıklaması planlanan bütçe öncesinde enerji ve ulaşım giderlerindeki artış, hanehalkı ile işletmeler üzerindeki maliyet baskısını gündeme taşıyor.

Healey’nin tüketicileri ve şirketleri desteklemeye yönelik adımlar üzerinde durması beklenirken, ekonomi yönetiminin önündeki temel başlıklardan biri yükselen yaşam maliyetleri olacak. Enflasyonun yeniden hızlanması, bir taraftan faiz artışı beklentilerini desteklerken diğer taraftan ekonomik aktivite üzerindeki maliyet baskılarının nasıl yönetileceği sorusunu öne çıkarıyor.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.