Hava yolu seyahatlerine yönelik küresel talebin artmasıyla birlikte, dünya genelindeki ticari uçak filosunun 2045 yılına kadar 45 bin 550’ye yükselmesi bekleniyor. Bu büyüme, insan kaynakları tarafında benzeri görülmemiş bir istihdam ihtiyacını beraberinde getiriyor. Airbus projeksiyonlarına göre, önümüzdeki yıllarda operasyonların kesintisiz sürmesi için sektöre acilen 1,05 milyon kabin memuru, 730 bin bakım teknisyeni ve 660 bin yeni pilot kazandırılması gerekiyor. Pandemi döneminde yetişmiş iş gücünün farklı sektörlere kayması, bu agresif işe alım hedeflerinin önündeki en büyük yapısal risk olarak öne çıkıyor.
Sektörün dev oyuncuları arasındaki rekabet stratejisinde de köklü bir eksen kayması yaşanıyor. Bugüne kadar sadece uçak teslimat sayıları ve sipariş rekorları üzerinden yürütülen pazar savaşı, yerini teslimat sonrası bakım, onarım, eğitim ve dijital altyapı hizmetlerine bırakıyor. Gelişmeleri değerlendiren Airbus Ticari Uçaklar CEO'su Lars Wagner, şirketlerin artık sadece uçak teslim eden yapılar olmaktan çıkıp uçağın tüm ömrünü kapsayan bir hizmet taahhüdü sunduğunu belirtiyor. Şirket, bu stratejik dönüşümle birlikte ticari hizmet cirosunu 2030 yılına kadar 10 milyar doların üzerine çıkarmayı hedefliyor.
Pazardaki en büyük finansal potansiyel ve aynı zamanda en kritik tıkanma noktası, uçak ve motorların fabrika dışı bakımlarını kapsayan MRO (Bakım, Onarım, Revizyon) segmentinde yaşanıyor. Yeni nesil, yüksek verimliliğe sahip jetlerin beklenenden daha sık parça değişimi ve teknik müdahale gerektirmesi, dünya genelinde ciddi lojistik yoğunluklar yaratıyor. Airbus’ın bu trilyon dolarlık bakım pastasından aldığı payı artırma iştahı, uzun vadeli servis sözleşmeleriyle pazarı domine etmek isteyen küresel motor üreticileriyle uçak üreticileri arasındaki güç savaşını da tırmandırıyor.
Raporda yer alan veriler, havacılık pazarının önümüzdeki dönemde çok ciddi bir operasyonel darboğazla karşı karşıya kalacağını net bir şekilde ortaya koyuyor. Yolcu sayısının ikiye katlanacağı ve uçak içi dijital bağlantı çözümlerinin yıllık %5,3 büyüyeceği bir pazar kesin bir realite olarak karşımızda duruyor. Ancak uçakları uçuracak pilot, emniyeti sağlayacak kabin memuru ve en önemlisi motorları çalışır tutacak 730 bin teknisyen açığı kapatılamadığı takdirde, havacılık pazarındaki bu devasa büyüme potansiyeli havayolu şirketleri için verimlilik kayıplarını ve dolaylı olarak artan bilet fiyatlarını beraberinde getirebilir.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.