Fiyatlardaki istikrarlı geri çekilmenin arkasında, Rusya ve Ukrayna arasındaki jeopolitik risk priminin zayıflaması yer alıyor. ABD’deki yeni yönetim döneminde taraflar arasında barış görüşmelerinin başlayabileceğine yönelik artan iyimserlik, Karadeniz lojistik koridorundaki endişeleri büyük oranda giderdi. Ukrayna’nın ihracat rotalarını açık tutma çabaları ve Rusya'nın alternatif Baltık limanlarını devreye sokarak küresel pazara yüksek hacimli buğday arz etmeye devam etmesi, fiyatların gevşemesindeki ana tetikleyici oldu.

Küresel ölçekte başta Avustralya olmak üzere üretici ülkelerden gelen güçlü hasat beklentileri, piyasadaki tahıl bolluğu projeksiyonlarını destekliyor. Üretim tahminlerindeki yukarı yönlü güncellemelerle birlikte, ABD dolarının majör para birimleri karşısında güç kazanması da fiyatlama üzerinde baskı oluşturuyor. Doların değerlenmesiyle birlikte ABD menşeli buğdayın dış pazarlarda daha pahalı hale gelmesi, küresel alıcıların talebini zayıflatarak emtia üzerindeki satış ağırlıklı seyri kalıcı kılıyor.

Mevcut grafikler ve piyasa verileri incelendiğinde, buğday vadeli işlemlerinde negatif trendin kırılması için 660,05 sent seviyesi kritik bir referans direnç noktası olarak öne çıkıyor. Fiyatların bu eşiğin altında kalması durumunda aşağı yönlü baskının sürmesi beklenirken, 629,00 - 638,00 sent aralığı en güçlü destek bölgesi olarak izleniyor. Bu destek hattının aşağı yönlü kırılması halinde ise fiyatların ilk aşamada 617 sent sınırına kadar çekilebileceği görülüyor. Olası yukarı yönlü tepki alımlarında ise piyasanın karşılaşacağı ilk direnç noktaları 653,00 - 655,00 sent aralığında yer alıyor.

Önümüzdeki süreçte küresel kuraklık raporları, ABD'nin haftalık ihracat performans verileri ve Karadeniz bölgesindeki sevkiyat güvenliğine dair gelişmeler emtia piyasasının yönü üzerinde belirleyici olmaya devam edecek.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.