Küresel piyasalardaki satıcılı seyrin arkasında Çinli çip üreticisi CXMT'nin yeni bellek teknolojisi gelişimine dair haberlerin yattığını belirten Dr. Nuri Sevgen, bu gelişmenin ABD borsalarında Micron hisseleri başta olmak üzere Nikkei ve Kospi gibi Asya endekslerinde sert düşüşleri tetiklediğini ifade etti. Çip üretim zincirinin kırılgan yapısına değinen Dr. Sevgen, çip yapımında kullanılan ultra saflıktaki silikon kumunun dünyada ağırlıklı olarak Kuzey Carolina'daki Spruce Pine bölgesinden çıkarıldığını aktardı. Dr. Sevgen; Hollandalı ASML firmasının milyarlarca dolarlık litografi makineleri, Alman Carl Zeiss’ın özel mercek teknolojisi ve Tayvan’ın dökümhanelerinden oluşan bu hassas tedarik zincirindeki herhangi bir aksamanın veya ABD-Çin arasındaki yapay zeka rekabetinin tüm piyasa dengelerini etkilediğini vurguladı. Ayrıca ABD tahvil faizlerindeki yükselişte, yapay zeka veri merkezleri için kullanılan 1,6 trilyon dolarlık devasa borçlanmanın da payı olduğunu kaydetti.
Küresel piyasalarda 106 dolar seviyesine yaklaşan petrol fiyatları ve ABD dev bankalarının bilançolarının izlendiğini belirten Dr. Sevgen, Avrupa’da yeniden alevlenen borç krizine ilişkin değerlendirmelerde bulundu. İtalya ve Fransa gibi ülkelerin yüksek kamu harcamaları ve borçlanma maliyetleri nedeniyle sıkıntı yaşadığını ifade eden Dr. Sevgen, sosyolojik bir bakış açısıyla ‘Kuzeyliler ve Güneyliler’ benzetmesini aktardı. Güneylilerin tüketim alışkanlıkları ve artan borçlanmalarıyla krizin merkezine oturduğunu, ancak Almanya ve İngiltere gibi Kuzey ülkelerinin de borç ve ekonomik baskılardan kaçamadığını belirten Dr. Sevgen, IMF'nin de küresel borç yüküne ilişkin ciddi uyarılarda bulunduğunu hatırlattı.
Yurt içi piyasalardaki tabloyu inceleyen Dr. Sevgen, Borsa İstanbul’daki yüksek belirsizlik ortamından duyduğu tedirginliği dile getirdi. Piyasada yaşanan fon meselesinin henüz sona ermediğini ve sirayet etkilerinin sürdüğünü vurgulayan Dr. Sevgen, Ziraat Yatırım gibi kurumların net satıcı konumunda olmasının, 131 fonun tasfiyesine ilişkin kaygıları pekiştirdiğini kaydetti. İşlem hacimlerinin yarı yarıya düştüğüne dikkat çeken Dr. Sevgen, BIST 100 endeksinde 12.000 - 11.900 seviyelerinin kritik bir destek olduğunu, bu seviyenin korunamaması halinde 11.000 seviyelerine doğru yeni bir aşağı yönlü dalga potansiyeli bulunduğunu ifade etti. BIST 100 dışındaki hisselerde ve halka arz endeksinde üçte bir oranına varan çok daha sert çöküşler yaşandığını ekleyen Dr. Sevgen, orta-uzun vadede Borsa İstanbul'un ucuz hisseler sebebiyle yukarı gideceğinden şüphe duymadığını ancak kısa vadede dip arayışının ve belirsizliğin devam ettiğini belirtti.
Küresel ölçekte ABD, Avrupa ve Japonya’daki faiz artışlarının Türkiye ekonomisine doğrudan yansıyacağını vurgulayan Dr. Sevgen, yıllık 50 milyar doları aşan cari açığı kapatmak için dış borçlanmaya ihtiyaç duyan Türkiye’de dış borçlanma maliyetlerinin ve Eurobond faizlerinin yükseleceğini dile getirdi. VİOP yatırımcılarına pratik bir işlem yöntemi sunan Dr. Sevgen, pozisyonlarını yakın vadeden uzak vadeye taşımak isteyen yatırımcıların ayrı ayrı alım-satım yapmak yerine Borsa İstanbul’da işlem gören fark kontratlarını kullanmaları gerektiğini söyledi. Birçok aracı kurumun riskli zannederek bu kontratları kapatmasını eleştiren Dr. Sevgen, son olarak bankacılık sisteminde 751 milyar TL’lik likidite fazlası bulunduğunu ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz koridorunun alt bandını kullanarak piyasada fiili bir faiz indirimine zemin hazırlayabileceğini sözlerine ekledi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.