BBVA Research, Türkiye’nin 9-20 Kasım’da Antalya’da ev sahipliği yapacağı COP31 öncesinde küresel iklim hedefleri ile yürürlükteki politikalar arasındaki farkı değerlendiren bir analiz yayımladı. Analizde, mevcut politikaların eksiksiz uygulanması durumunda küresel ısınma beklentisinin yaklaşık 2,3-2,5 dereceye düşebileceği belirtildi. Bu seviyenin, Paris Anlaşması’nın 1,5 derece hedefinin oldukça üzerinde kaldığı vurgulandı.
Analiz, ülkelerin yeni iklim taahhütleri açıklamasının tek başına yeterli olmayacağına işaret etti. Hedeflerin uygulanabilmesi için somut adımların hızlandırılması, yeterli finansman sağlanması, sorumlu aktörlerin açıkça belirlenmesi ve sonuçların izlenmesini sağlayacak mekanizmaların kurulması gerektiği kaydedildi. BBVA Research İklim Değişikliği Başekonomisti Julian Cubero da COP31’in taahhütlerden uygulamaya geçişi öne çıkarması gerektiğini ifade etti.
İklim dönüşümünün finansman boyutunda OECD verilerine göre gelişmiş ülkelerin gelişmekte olan ülkelere sağladığı ve mobilize ettiği iklim finansmanı 2013’te yaklaşık 50 milyar dolar iken, 2023 ve 2024’te 130 milyar doların üzerine çıktı. COP29’da gelişmekte olan ülkeler için 2035’e kadar yıllık en az 300 milyar dolarlık kamu finansmanı sağlanması ve kamu-özel kaynaklarla yıllık toplam 1,3 trilyon doların harekete geçirilmesi hedeflendi.
BBVA ve Garanti BBVA, COP31 kapsamında Küresel Bankacılık Partneri olarak enerji dönüşümü, temiz teknolojiler, sanayinin dönüşümü, döngüsel ekonomi, dirençli şehirler ve biyoçeşitlilik başlıklarında paydaşları bir araya getirmeyi planlıyor. Garanti BBVA’nın 2018-2029 dönemi için belirlediği 3,5 trilyon liralık sürdürülebilir finansman hedefinde 2026’nın ilk yarısı itibarıyla yaklaşık 1,6 trilyon liraya ulaşıldı. BBVA ve Garanti BBVA Pavilyonunun da zirve boyunca uluslararası diyalog ve işbirlikleri için platform olarak faaliyet göstermesi hedefleniyor.
Ekonomim ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.