1475 sayılı Eski İş Kanunu’nun yürürlükte bulunan 14. maddesine göre, en az bir yıl çalışan işçiye her tam çalışma yılı için 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödeniyor. Bir yıldan uzun olmayan artan süreler için de aynı oran uygulanıyor. Hesaplamada kural olarak işçinin son ücreti esas alınıyor. Ücretin parça başı, akort, götürü veya yüzde usulüyle belirlendiği durumlarda ise son bir yıllık dönemde ödenen ücretin çalışılan gün sayısına bölünmesiyle bulunan ortalama ücret kullanılıyor.
Kıdem tazminatında yalnızca çıplak ücret dikkate alınmıyor. İşçiye sağlanan ve para ile ölçülebilen, kanundan veya iş sözleşmesinden kaynaklanan düzenli menfaatler de giydirilmiş ücrete dahil ediliyor. Bu kapsamda yol yardımı, işe geliş gidişlerde sağlanan servis, yemek bedeli, yemek için yapılan nakit ödemeler ve yemek çekleri hesaplamaya katılıyor. İş yerinde sunulan yemek veya ulaşım desteği için işçi başına düşen tutar belirlenerek ücrete ekleniyor.
Giydirilmiş ücret hesabında yakacak, giyim, teşvik primi, kira veya barınma yardımı, bayram harçlığı ve düzenli ikramiyeler de dikkate alınabiliyor. Ancak ödemelerin devamlılık göstermesi gerekiyor; tek seferlik ödemeler hesaba alınmıyor. Özel sağlık sigortasında yıllık prim 365’e bölünüyor ve günlük tutarın 30 katı giydirilmiş ücrete ekleniyor. Yılın belirli dönemlerinde ödenen ikramiyelerin toplamı da 365’e bölünerek aylık karşılığı hesaplanıyor.
2026 yılının ikinci yarısında kıdem tazminatı tavanı 73.729,87 TL olarak belirtiliyor. Bu nedenle giydirilmiş brüt ücreti bu tutarın altında kalan işçilerde hesaplama giydirilmiş ücret üzerinden yapılırken, daha yüksek ücretlerde her çalışma yılı için ödenebilecek kıdem tazminatı bu tavanla sınırlanıyor. İhbar tazminatında da düzenli ödemeleri kapsayan giydirilmiş ücret esas alınıyor; ancak bu tazminat türünde kıdem tazminatındaki gibi bir üst sınır bulunmuyor.
Habertürk ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.