OECD, gelişmekte olan 58 ülkenin verilerini inceleyerek kayıt dışı çalışanların geçim kaynaklarının güvence altına alınmasına ilişkin bir rapor yayımladı. Rapora göre 15 yaş üzerindeki çalışanların ortalama yüzde 68’i kayıt dışı istihdam ediliyor. Kayıt dışılık ile yoksulluk arasında güçlü bir ilişki bulunuyor; yoksulların yüzde 81’i kayıt dışı çalışırken, tüm aile fertleri sigortalı olan hanelerde yoksulluk oranı yüzde 12’de kalıyor.
Rapor, kayıt dışı çalışanların çalışma ve gelir koşullarının da daha zayıf olduğunu ortaya koydu. Sigortalı çalışanlar ana işlerinde haftada ortalama 43 saat çalışırken, kayıt dışı çalışanların ortalaması 39 saat. Kayıt dışı çalışanlar kayıtlı çalışanlardan yaklaşık yüzde 54 daha az kazanıyor ve bu grubun yüzde 62’si yasal asgari ücretin altında ücret alıyor. Kayıt dışılığın yüksek, çalışma süresinin kısa olduğu ülkelerde birçok işçi ek işlere yöneliyor; bu işlerin çoğu da kayıt dışı kalıyor.
Türkiye’de kayıt dışı istihdam oranı 1990’daki yüzde 55 seviyesinden yüzde 30’un altına geriledi. Ancak oran, gelişmiş ülkelere kıyasla hâlâ yüksek. OECD, Türkiye’deki yüksek oranın azaltılamamasında tarım sektörünün önemli payı bulunduğunu belirtiyor. Araştırmaya göre verilerin bulunduğu 26 ülkenin 15’inde ekonomik büyüme, kayıt dışılığın azalmasıyla birlikte gerçekleşti. Eğitim düzeyindeki iyileşmelerin de kayıt dışılığın gerilemesine katkı sağladığı kaydedildi.
Rapora göre 15 yaş üzerindeki bireylerin yalnızca yüzde 40’ı emeklilik sistemine dahil. Kayıt dışı çalışanlarda bu oran yüzde 8’e düşüyor. OECD, sosyal güvenliğe katılımı artırmak için esnek ve düzensiz prim ödeme seçenekleri, mikro kredi, doğum izni, hastalık ve işsizlik yardımı, cenaze yardımı ile sakatlık aylığı gibi desteklerin kullanılmasını önerdi. Ruanda ve Kenya’da kooperatifler aracılığıyla prim toplanması, raporda örnek uygulamalar arasında gösterildi.
Habertürk ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.