Moda sektöründe üretim fazlası, kullanılmayan kumaşlar ve satılamayan ürünler, girişimler için yeni bir hammadde kaynağına dönüştü. Şirketler bu malzemeleri kullanarak çanta, kıyafet, aksesuar ve farklı kullanım alanlarına yönelik ürünler geliştirirken, bazıları tekstil atıklarından sanayide kullanılabilecek yeni malzemeler üretmeye odaklandı. Böylece iş modelleri yalnızca tüketiciye ürün satışıyla sınırlı kalmadı; moda markaları, kurumlar ve oteller için dönüşüm hizmetleri de ortaya çıktı.
ABD merkezli Hyer Goods, lüks moda markalarının üretiminden kalan deri stoklarını İtalya’daki küçük atölyelerde çanta, cüzdan ve aksesuara dönüştürdü. Şirket, The Guardian’ın haberine göre yaklaşık 7 bin pound deri malzemeyi çöpe gitmekten kurtardı. Hyer Goods ayrıca Türkiye’de fazla iplik stoklarını değerlendiren bir üretim ortağıyla çalıştı ve 2026 üretim dağılımında birimlerin yaklaşık yüzde 25’inin Türkiye’de üretilen trikolar olduğunu açıkladı.
Almanya merkezli Re-Fresh Global ise tekstil atıklarını mekanik parçalama ve enzimatik işlemden geçirerek yeni hammaddelere dönüştürmeye çalıştı. Şirket, pamuk gibi doğal liflerden selüloz temelli malzemeler, polyester içeren atıklardan da tekstil hamuru ürettiğini; bu ürünlerin ambalaj, otomotiv iç mekânları ve yapı malzemelerinde kullanılabildiğini belirtti. Girişim, Volkswagen Grubu bünyesindeki şirketler ve diğer uluslararası müşterilerle ticari pilotlar yürüttü ve teknoloji için lisanslama seçeneği sundu.
Türkiye’de Roksan Sarfati tarafından 2016’da kurulan MAH-ROC, kullanılmayan kumaşları, üretim fazlalarını, vintage malzemeleri ve geleneksel el dokumalarını yeni ürünlerde kullandı. İstanbul merkezli Alt Üst, kullanılmış kıyafetleri, fazla kumaşları ve tekstil atıklarını sınırlı miktarlarda üretilen tasarımlara dönüştürdü. Twoandfive ise moda markaları ve kurumların kullanım dışı tekstillerini değerlendirerek bir pantolondan pasaport kılıfı, cep çantası, kese, anahtarlık ve kalemlik gibi ürünler geliştirdi. Nivo da ürünlerin toplanması, yenilenmesi ve yeniden kullanıcılarla buluşturulmasına dayalı bir sistem kurdu.
Bu modellerin yaygınlaşmasının önünde toplama ve işleme altyapısı, üretim kapasitesi, yatırım ihtiyacı ve maliyetler bulunuyor. Reuters’a göre Avrupa’da tekstil atıklarının geri dönüşüm oranı yüzde 1’in altında kalırken, atık miktarının 2035’e kadar yüzde 40’tan fazla artabileceği öngörüldü. Tekstilden tekstile geri dönüşüm oranının 2035’e kadar yüzde 15’e çıkarılması için 8-11 milyar Euro yatırım gerekebileceği, geri dönüştürülmüş polyesterin maliyetinin ise yeni polyesterin yaklaşık 2,6 katına ulaşabildiği belirtildi.
Habertürk ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.
Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.