Aralık ayında başlayacak asgari ücret görüşmeleri ile gelecek yıl yapılacak kamu işçileri ve toplu iş sözleşmeleri öncesinde ücret ve maliyet verileri, taraflar arasındaki pazarlığın zorlaşabileceğini gösteriyor. Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı’nın hesaplamasına göre sanayi sektöründeki reel birim ücret endeksi, 2024’ün ilk çeyreğinde 176,8, ikinci çeyreğinde 181,1 seviyesindeyken bu yılın aynı dönemlerinde 188,8 ve 172,0 oldu. Böylece endeks yılın ilk yarısında 2024’e yakın seyretti.

Aynı dönemde reel ücret endeksi, geçen yılın ilk yarısına kıyasla dolar bazında yüzde 20, euro bazında yüzde 18 daha yüksek gerçekleşti. Veriler, ücretlerdeki nominal artışların çalışanların satın alma gücünü kalıcı biçimde artırmadığını, yüksek hayat pahalılığının kazanımları sınırladığını ortaya koyuyor.

TÜSİAD’ın 10 imalat sanayi sektörünü 15 rakip ülkeyle karşılaştırdığı Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi, 2026’nın ikinci çeyreğinde önceki çeyreğe göre yüzde 1,3 düşerek 86,1’e geriledi. Dolar üzerinden hesaplanan endeksteki gerileme, Türkiye’deki ihracatçı sektörlerin maliyetler bakımından rekabet gücünün azaldığı anlamına geliyor.

İşgücü maliyetlerindeki değişim bu tabloyu belirginleştiriyor. Rakip ülkelerin işgücü maliyet endeksi 2022’nin ikinci çeyreğindeki 110 seviyesinden 2026’nın ikinci çeyreğinde yaklaşık yüzde 22 artışla 135’e çıktı. Türkiye’nin endeksi ise aynı dönemde yaklaşık yüzde 180 yükselerek 70 seviyelerinden 190’ın üzerine ulaştı. Bu gelişme, ücretlilerin alım gücü kaybı ile işverenlerin artan maliyet ve rekabet baskısının aynı dönemde yoğunlaştığını gösteriyor.

Habertürk ↗ · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.