Hisseleri Borsa İstanbul'da işlem gören halka açık Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği, savaş nedeniyle kapalı olan Hürmüz Boğazı'na alternatif güzergahlar oluşturarak Ortadoğu'da yeni ağır yük taşıma alanında savaş ekonomisinden yararlanmayı bildi.

Orta Doğu’daki çalışmaları hakkında bilgi veren Hareket CEO’su Abdullah Altunkum, “Savaşın etkisiyle tedarik zincirinde yaşanan tıkanıklıklara, bölgedeki saha deneyimimiz ve mühendislik yetkinliğimizle çözüm ürettik. Umman’daki Duqm Limanı üzerinden geliştirdiğimiz alternatif güzergahlarla Hürmüz Boğazı’nı baypas ederek endüstriyel ekipmanları kara yoluyla proje sahalarına ulaştırdık. Bu güzergahları bularak taşıma gerçekleştiren ilk şirket olduk. Umman, Suudi Arabistan ve Dubai’deki ekiplerimizin yürüttüğü güzergah etütleri, teknik çalışmalar ve ilgili otoritelerle koordinasyon sayesinde gerekli sınır geçişi izinlerini aldık. Bu rotalardan Suudi Arabistan, Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki stratejik petrol & gaz ve enerji proje sahalarına endüstriyel ekipmanlar ulaştırıyoruz. Karayolu taşımacılığına uygun ağırlık ve ölçülerdeki yükler için liman tahliyesinden taşıma ve saha teslimine kadar tüm süreci yönetiyoruz. Önceliğimiz çalışanlarımızın güvenliğini riske atmadan müşterilerimizin projelerine hizmet vermeyi sürdürmek” ifadelerini kullandı.

Hareket’in Katar’daki mevcut tesislerde elleçleme ve montaj çalışmaları devam ediyor. Şirket, hasar gören tesis ünitelerinin bakım çalışmalarına bölgenin en büyük vinci olan 2.200 ton kaldırma kapasiteli vinci ve mühendislik ekibiyle destek vermeye hazırlanıyor. Birleşik Arap Emirlikleri’nde enerji kapasitesini artırmaya yönelik yatırımları, Umman’da ise liman ve karayolu taşımalarına yönelik talebi takip eden Hareket, bölgedeki projelerin takvimlerini ülke ve proje bazında değerlendiriyor.

Türkiye, Avrupa, Afrika, Orta Doğu ve Orta Asya’da 14 ülkede toplam 142 projede aktif olarak çalışan şirket, yeni yatırımlarla mevcut pazarlardaki iş hacmini artırmayı ve hizmet portföyünü genişletmeyi amaçlıyor. Hareket CEO’su Abdullah Altunkum, “2030’a kadar 120 milyon dolarlık yatırım yapmayı planlıyoruz. 2023’ten bu yana yaptığımız 175 milyon dolarlık yatırım, farklı coğrafyalarda daha kapsamlı projeler üstlenmemizi destekliyor. Yeni yatırımlarımızla bu kapasiteyi daha da geliştirerek 2025 yılında 138 milyon dolar olan ciromuzu, 2030 yılında 300 milyon dolara ulaştırmayı ve ciromuzun yüzde 75’ini yurt dışı faaliyetlerimizden elde etmeyi hedefliyoruz. Avrupa’daki faaliyetlerimizi yaygınlaştırmak, Orta Doğu’daki yerleşik operasyonlarımızı güçlendirmek ve Offshore & Marine hizmetlerimizi büyütmek bu hedefe ulaşmada önceliklerimiz arasında. Suriye’nin yeniden yapılanma sürecinde ihtiyaç duyulacak yük mühendisliği hizmetlerini de bu çerçevede yakından takip ediyoruz” dedi.

Avrupa’nın, 2030 hedeflerinde ağırlık verdikleri bölgelerden biri olduğunu vurgulayan Altunkum, “Romanya’daki ofisimiz ve aktif projelerimizle bölgedeki çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bulgaristan’da Kasım 2026’da başlaması planlanan projelerimiz için hazırlıklarımız devam ediyor. Ukrayna’da da mevcut projelerimizi sürdürürken enerji altyapısı ve sanayi tesislerinin yeniden yapılanmasına yönelik ihtiyaçları izliyoruz. Almanya, Polonya, Hollanda, Macaristan ve Sırbistan’da rüzgar enerjisi, enerji iletim altyapısı ve endüstriyel tesis yatırımlarını takip ediyoruz. Üç kıtada toplamda 6.832 MW enerji üretimi sağlayan rüzgar enerji projelerinde edindiğimiz deneyim ve liman lojistiğinden taşımaya, kaldırmadan montaja uzanan hizmet yapımız, Avrupa’daki büyüme planlarımızı destekliyor. Müşterilerimizle ilişkilerimizi farklı coğrafyalara taşıyarak ve yerel iş ortaklıkları geliştirerek bu pazarlardaki faaliyetlerimizi artırmayı hedefliyoruz” diye konuştu.

Suriye’nin yeniden yapılanmasını bölgesel büyüme alanları arasında değerlendirdiklerini belirten Altunkum, “Dünya Bankası’nın tahminlerine göre Suriye’nin fiziki yeniden inşa maliyeti yaklaşık 216 milyar dolar düzeyinde bulunuyor; bunun 82 milyar dolarlık bölümünü altyapı oluşturuyor. Türk şirketlerinin de yer aldığı ve 2025’te açıklanan toplam 5.000 MW kapasiteye yönelik 7 milyar dolarlık enerji yatırım anlaşması da ülkedeki ihtiyacın ölçeğini ortaya koyuyor. Enerji altyapısının ve sanayi tesislerinin yeniden işler hale gelmesi, ağır taşıma, kaldırma ve montaj hizmetleri açısından önemli bir ihtiyaç oluşturuyor. Zorlu coğrafyalarda edindiğimiz saha deneyimini ve mühendislik yetkinliğimizi bu sürece katkı sağlamak için kullanmayı hedefliyoruz. Projelerin güvenlik, lojistik ve uygulama koşullarını değerlendirerek oluşacak hizmet ihtiyaçlarını takip ediyoruz” dedi.

Offshore & Marine iş biriminin gelişimini de 300 milyon dolarlık ciro hedefine katkı sağlayacak büyüme alanları arasında değerlendiren Altunkum, “2025 yılında devreye aldığımız mavna (barge) yatırımlarımızla Ocak 2026’dan bu yana Körfez’deki petrol ve doğal gaz projelerine aktif olarak destek veriyor, deniz hizmetlerinden düzenli gelir elde ediyoruz. İş birimimizi 2 barge, 2 römorkör ve 1 ikmal gemisi (supply vessel) yatırımıyla büyütmeyi hedefliyoruz. Ağır kaldırma ve yük mühendisliği kabiliyetlerimizi kıyıdan denize yükleme, deniz taşıması ve montaj desteğiyle birleştirerek müşterilerimize aynı projenin kara ve deniz aşamalarında tek elden hizmet sunmayı amaçlıyoruz. Körfez’deki petrol ve doğal gaz projelerinin yanı sıra Avrupa ve Türkiye’deki deniz üstü rüzgar yatırımları ile Karadeniz’deki doğal gaz çalışmalarını da bu hizmetleri geliştirebileceğimiz alanlar olarak görüyoruz” dedi.

Hareket’in 2030’a kadar giriş yapmayı hedeflediği yeni pazarlar arasında ABD ve Asya-Pasifik de yer alıyor. ABD pazarına yönelik çalışmalarını hazırlık aşamasında sürdüren şirket, pazara giriş ve yatırım adımlarını bu uzun vadeli yol haritası kapsamında, proje fırsatları ve talep doğrultusunda şekillendirmeyi planlıyor.

Hareket, dünyanın en büyük vinç şirketlerinin yer aldığı IC100 2026 listesinde 25’inci, en büyük ağır nakliye şirketlerinin sıralandığı IC T50 2026 listesinde ise 14’üncü sırada yer alıyor. Her iki listede de Türkiye liderliğini koruyan şirket, Avrupa’da IC100’de 6’ncı, IC T50’de 4’üncü sırada bulunuyor. Altunkum, “Filo yatırımlarımızın ve artan operasyonel kapasitemizin uluslararası sıralamalara yansımasını, 2030 hedeflerimize giden yolda önemli bir gösterge olarak görüyoruz. Bu gelişim, global ölçekte tercih edilen ilk üç markadan biri olma vizyonumuzu destekliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Habertürk · Başlık ve özet AI desteğiyle düzenlendi.

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.