Avrupa’ya yapılan ihracatta stratejik öneme sahip olan karayolu taşımacılığı, Schengen vizesi uygulamasından dolayı zor günler geçiriyor. 1995 yılında Schengen uygulaması 7 ülke ve yaklaşık 1,6 milyon metrekarelik bir alanı kapsarken bugün 29 ülkeye ve yaklaşık 4,5 milyon metrekarelik bir coğrafyaya uzandı. Alan neredeyse üç katına çıktı. Çözüm önerisi olarak, Avrupa’ya yapılan taşımalarda Türk sürücülerinin sahip olduğu SRC3 belgesi üzerinden uzun süreli vize verilmesi ve 90 gün kuralından muaf tutulması öneriliyor. Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, UND olarak üyeleri arasında başlattıkları çalışmada yalnızca bir günde 150 sürücünün Yunanistan, Bulgaristan ve Almanya’dan geri gönderildiğine dair bilgiler aldıklarını, bu sayının üye olmayan firmaların da dahil edilmesiyle daha fazla artacağını söyledi.

Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği’nin verilerine göre Avrupa’da yaklaşık 502 bin tır sürücüsü pozisyonunun doldurulamadığına vurgu yapan Aras, “Araştırmada, Avrupalı taşımacıların yaklaşık üçte ikisinin yeterli sürücü bulamadığı için sözleşmeleri reddettiği bildiriliyor. 2030’a kadar 660 bin 500 sürücünün emekli olması bekleniyor. Avrupa sürücü ararken, çalışan Türk sürücüsünü sınırdan geri çeviriyor. Çelişki burada başlıyor. Bu uygulama mevcut sürücü krizini ağırlaştırıyor, taşıma kapasitesini azaltıyor, tedarik zincirini aksatıyor. Sürücü açığını büyüten bu çelişki ortadan kaldırılmalı” dedi.

Avrupa Birliği’nin Türkiye’nin en güçlü ticaret ortağı olduğuna vurgu yapan Aras, “Türkiye de Avrupa Birliği’nin 5. büyük ticaret ortağıdır. 2025 verilerine göre mal ticaretimiz karşılıklı 217,6 milyar euroya ulaştı. Türkiye’nin ihracatının yüzde 42’si Avrupa Birliği ülkelerine yapılıyor. Aracı hazır, yükü hazır, Avrupa’daki müşterisi teslimat bekliyor ama sürücü sınırdan geçemiyor. Sınırdan çevirdiğimiz sürücünün yükünü teslim etmesini bekleyemezsiniz. Bugün burada açıkça ifade etmemiz gerekirse profesyonel tır sürücüleri için yeni bir mevzuat istiyoruz. Sürücüyü işinden, ticareti yolundan alıkoyan bu engeller sona ermek zorundadır” şeklinde konuştu.

Çekici alımı konusunda Almanya’da Mercedes-Benz ve MAN, Hollanda’da DAF, İsveç’te Volvo ve Scania, Fransa’da Renault Trucks, İspanya’da Iveco markalı çekiciler üretildiğini kaydeden Şerafettin Aras, “Biz Türk taşımacıları bu araçları satın alıyoruz ve satın aldığımız bu araçlarla Avrupa Birliği’nin Türkiye’de ve Avrupa’da ürettiği yükleri taşıyoruz. Bu araçlarla yapmış olduğumuz taşımada bu engel bir çelişki oluşturuyor. Yılda yaklaşık 30 bin çekici alımı yapıyoruz ve bu uygulama devam ederse alımlar konusundaki ekosistem de tehlikeye girebilir” değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomim ↗

Bu içerik genel bilgilendirme amaçlıdır; kişisel yatırım tavsiyesi değildir.